20 Haziran 2015 Cumartesi

Teravihe ciple gitmek yakışmaz


Gelenekle yaşamak neden önemli?
Eğer siz 'İslam medeniyetinin bugünkü yorumunu yaşayacağım' diyorsanız bu geleneği reddedemezsiniz. Gelenekten yola çıkarak bunun yeni bir yorumu yapmaya çalışırsınız. Ama siz, 'İslam medeniyetinden gibi görünsem de aslında benim zihnim kapitalist bir sistemde çalışıyor' diyorsanız o zaman bu geleneği reddetmeniz lazım. İslam'da uzaktan yakından ilgisi olmayan kesimler iftarı ve teravihleri şöyle eleştiriyorlar: 'Buralara insanlar lüks ciplerle geliyorlar' diyorlar. Bu bir eleştiridir bana göre. Çünkü ben bir Müslüman'ın lüks cipe binmesini tasvip etmem.

Neden?
Çünkü bir Müslüman'a dünya malı nasip olmuşsa o Müslüman ondan kendisini kifayet edecek kadar minimumunu almak mecburiyetinde. O Peygamber ahlakıdır.

Yerine getiremeyenler?
Kapitalist dünyanın esiri olmuşlardır. İslam medeniyet tasavvuru ile Amerika'nın 1945'ten sonra ortaya koyduğu tüketim pragmatist kapitalist dünya görüşü birbirine taban tabana zıt. Bunu söylerken antikapitalist Müslümanlar gibi söylemiyorum. O laf da acayip bir şey. Zaten antikapitalist anlayış Müslümanlığın bünyesinde var. Bunu söylemek hem garip hem de kompleksin ürünü.

Günümüz Ramazan tartışmaları için ne diyorsunuz?
İsteyen istediği yoldan gider. Bunun magazin etmenin manası yok. Biri benim itikadım budur diyor. Bunu büyütmeye gerek yok. Ama öyle olmuyor çünkü reyting diye bir şey var. Müslümanları uyarmak elbette olacak bir şey. Ama benlik öne çıktığı zaman tutamazsınız. 'Ben bilirim' demeyeceksiniz.

Şu anda kapitalizme karşı gelenek hala devam ediyor mu?
Evet var. Kazanmadan tüketen kapitalist geleneği yaşıyoruz. Bu Amerika geleneği de değil. Onun yoz versiyonu. Biz bazı şeyleri idrak edemiyoruz. Ölene kadar annemizin bize bakacağını bizi sakınacağını düşünüyoruz. Kapitalist olacaksanız bunun kuralları vardır. Kazanamadığında kimse yardım etmez.

Bu insani mi?
Kesinlikle değil. İnşaat fakültesinde bir hocamız vardı. Bize 'Siz burada bir dilim baklava yediğiniz zaman Güneydoğu'da bir adam somun ekmekten mahrum kalıyor' derdi.

Sadettin Ökten
(Yenişafak, 28.07.2013)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.