06 Ağustos 2015

İsmail Kara: "Esas büyük hadise, tek partili yılların güvensizliğine dönülmüş olmasıdır."

Şu anda insanlar ‘Ankara’ deyince Erdoğan, hükümet ve AK Parti olarak, ‘cemaat’ deyince de Fethullah Hoca olarak anlıyorlar. Ben hiç bu fikirde olmadım. Türkiye’de devletin, asker-sivil üst bürokrasinin ve iş çevrelerinin bölünmüş tabiatının, bu iki mücadelede de çok etkin rolü var. Yaşananları sadece dış dünyayla ilişkilendirerek anladığınız ve açıkladığınız zaman, Türkiye içindeki unsurların kuvvetli etkisini gözden kaçırmış oluyorsunuz. Mesela, basın... Şu anda basın ikiye bölünmüş ve taraflardan birine tamamen ya da kısmen angaje olmuş durumda. Benim açımdan bu, şu demek: Meselenin anlaşılmasını, Türk basını da örtüyor ve karartıyor. Onun için, ancak Türkiye’ye müdahale düzeyine çıkabilirsek, hadisenin cesametini ve muhtevasını kuşatabiliriz. Hükümet ile Cemaat, bu mücadelenin ve çekişmenin alt, hatta belki pasif unsurları...

Türkiye şu anda hem toplumsal olarak, hem de özellikle din alanında büyük bir yarılma yaşıyor. AK Parti ve Cemaat de, bu yarılmayı akıl almaz bir şekilde derinleştiriyor.

Tartışmanın harareti ve her gün yenilenen seyri, meselenin tehditkâr ve yarayı derinleştirici boyutlarının görülmesini engelliyor. Hayretler içerisindeyim. İnsanlar bu büyük problemi, çok alt düzeyde görüyorlar. Cemaatler ve tarikatlarda daha içerlerde bir tedirginlik olduğu muhakkak, fakat onun da farkındalık derecesi düşük. Cemaat ve tarikatlarda bir tehdit algısı var aslında şu anda. Yakın ve uzak tarihte tecrübe ettikleriyle, şu anda Cemaat’e yapılan şeyin yarın kendilerine de yapılabileceğini hissediyorlar. Böyle bir tedirginliklerinin olmaması imkânsız. Fakat bu hissiyatları, hadisenin derecesiyle yakın veya eşit değil.

Tek partili yıllarda mütedeyyin kesimlerle siyasi merkez arasında oluşan ileri derecedeki gerginlik ve güvensizlik geri geldi. Ve bu, AK Parti- Cemaat aktörleri üzerinden yapılıyor. Şu andaki esas büyük hadise, tek partili yılların güvensizliğine dönülmüş olmasıdır. Taraflar dindar, fakat pragmatist siyasetin ve dar görüşlülüğün mahkûmu durumundalar. Hepimizi aşağıya çekiyorlar.

İsmail Kara
(HT Gazete, 26.12.2014)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.