11 Ağustos 2015

Nur saçan AVM’ler!

"Yeni" İstanbul
Necip Fazıl’ı cumhuriyet döneminde muhafazakâr sentezciliği güncelleyip yeni kuşağa aktaran bir düşünsel figür olarak düşünebiliriz. İdeolocya Örgüsü’nde “yükselen cami minareleri ve tüten fabrika bacaları”nın birlikteliğini idealize eder. “Gece gündüz nur saçan metropolisler”deki minarelerden yükselecek ezanlar “Batı ruh ve kültürünü yenmek dâvasını güderken”, fabrika bacalarından yükselen “duman kıvrımlarının göklerdeki nakşiyle de maddeye hâkimiyet hünerini Batıdan koparıp almak gayesini temsil eder”. Yani câmiler çoğaltıldığı oranda fabrikalar da arttırılmalıdır: “Öyle ki, her minare bir fabrika bacasiyle nişanlı”.

Şimdi, burada muhafazakâr neslin önüne “nişanlılık” olarak konulan hedefin yeni kuşakta evliliğe dönüştüğünü görüyoruz. Bu batıl evliliğin Ak Parti’nin yeni kuşağında “olabildiğince çok cami/gösterişli yüksek minareler/yükselen ve genişleyen AVM’ler”e tercüme edilmesi pek zor olmasa gerek. Erdoğan da bunu “Batı’nın kültürünü değil tekniğini almak” söylemini birkaç kez gündeme getirerek bir başka şekilde tercüme etmiş oldu.

Spesifik bir bağlamda alırsak, söylenen şu: Batı’nın AVM’lerini (tabiki onun bağlamını oluşturan kapitalizmi) alalım ama onların yanlarında gösterişli camiler yükseltelim ve içlerine bir oda ayırarak mescitler yapalım. Bunu tekno- muhafazakârlığın düalist/ikici metafiziği olarak tanımlıyorum. Bu düşüncede teknik/teknoloji ve tekniği işleten ekonomi/ekonomik sistem nötr/yansız/evrensel bir araç olarak görülüyor; bu bedenin kültür/dinden müteşekkil ruhu etkilemeyeceği düşünülüyor. Hatta beden denetim altına alınacak ve ruhun emrine verilecektir: Nur saçan AVM’ler! Oysa biz bundan çok daha farklı sonuçlarla karşılaşıyoruz: AVM’lerin çarpık uluhiyetinin dini anlayışları da etkisi altına aldığı bir toplum…

Fırat Mollaer
(Söyleşi: İbrahim Halil Karataş, Harman Dergisi, Şubat 2014)

Ayrıca bkz: Muhafazakârlığın İki Yüzü

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.