21 Eylül 2015

Aşkar dergisinin 35. sayısı çıktı


Aşkar Dergisi 8. yılında 35.sayısına ulaşmış bir dergi. Sivas’ta yaşayan birkaç yürekli şairin sırtlandığı bu ağır sorumluluk geçen yıllarla birlikte oldukça güzel meyveler verdi. Aşkar hali hazırda genç şairlerin alan bulduğu bir şiir sağanağına ev sahipliği yapıyor. Emeği geçenlere ne mutlu.

35. sayı Osman Özbahçe’nin “Şırınga” isimli şiiriyle başlıyor. Bilindiği gibi Özbahçe sadece şair değil aynı zamanda genç kuşağın abisidir de. Genç şairleri yüreklendirmesi, kucaklaması ve “iki gözümsün” diyerek kalbine koymasıyla da bilinir. Özbahçe bu şiirinde yine kendi tarihiyle Türkiye tarihini harmanlayarak yeni bir şeyler söylemenin derdini aşılıyor bizlere. Şairin çocukluğuna demir atan acıları adeta şiirlerden sızıyor. Aile kavramı etrafında dönen mısralar kalbin en derinlerinden fırlıyor adeta. Şairin konuşması da bu değil midir zaten!

Aşkar 35. sayıda dikkatimi çeken diğer şiirler ise Eyüp Aktuğ, Şafak Tarhan, Yağız Gönüler ve Musa Günerigök’e ait. Bu dört şiir de bütünlüğünü sağlamış, derdini anlatmış sıkı şiirler. Şiirin söyleyişi de insanı etkiliyor. Yağız Gönüler’in şiirini beğeniyorum. Geldiği gibi akmış şiir sayfaya adeta. Zorlama bir tek cümle göremedim açıkçası. Şafak Tarhan’ın şiirinde ise kurgu oldukça sağlam. İmgeleri yerli yerince kullanmak budur dedirtiyor. Musa Günerigök’ün şiiri göndermelerle dolu. Şairin imgeleri ve göndermeleri aslında hinterlandını da haber veriyor aslında. Şairi tanımak isterdim doğrusu…Merve Parlak’ın “Mübhem Yaban Mersini” şiirinde kızı Zeyneb Hüma’dan bahsettiği mısra bir kız babası olarak beni çarptı diyebilirim. Şairin yüreğine sağlık. Tam da bam telimize dokunmuş…

Yine İdris Ekinci ve Hüseyin Karacalar’la yapılan söyleşiler mutlaka okunmalı. Bu iki şair hem mutfakta olmanın verdiği tecrübe hem de “şair” olmaları sebebiyle iki kere okunmayı hak ediyor...

Aşkar 35. sayıda dikkatimizi çeken mısralar ise şunlar:

Tabiattan ayrışmasını tamamlamamış
Kendini çimen yaprağı zanneden
-Sen bana
Bir kuş kanadını açıyor-Sen bana
Kuşat varlığımı açılan kanat
Kapla
Sarıl sarıl sarıl-Sen bana

Annemin sesi uğraşamam şimdi doktor
Şırıngayla çektim kendimi herkes
Kanımda siyah noktalar
Gözyaşı içinde kalmış yağmur
Annemi sayıklar
Osman Özbahçe/Şırınga

Ve dünya bir kez daha pişmanlıktan başka bir şey değildir
Ve dünya bir kez daha kirli tırnaklarıyla kazırken bizi
Dünya çocukların saklambacından başka

Nedir ki
Aziz Mahmut Öncel/Beşeriyette Hatalar…

ben size en çok bilmediklerimi soyuyorum
kilim kilim veriyorum çocukluğumun odalarını
Özgür Ballı/Bozuk

ben şimdi sıcak sütten kaçar gibi
dökülen susamdan geceden sabahtan bihaber
davetler kabuller yoldan çıkanlar
yolda kalan kör kalan gözünü açanlar
ben şimdi tanımadığım bir şehre aşina
bilmediğim sokaklarda yorgun ve kara

Cihad Özsöz/Yani Bir Nevi

kudüs’lü şiirlerden bir mısra dolayıpdilimekazan kaldırdım
yumruğum havada güzeş gözlüğüm biraz kaş çatışı iyi pozlar
anayasayı üzmeden,küstürmeden bıyıklı abileri bana
sesimi alçaltıp,alçaltıp kendimi
haydi bir iki üç,kahrolsun israil kahrolsun Amerika
akşama twitter,ders bir,zarifliğin yedi şartı
ardından kaşınan romantikliğimiz:
“korkmayın torpido gözünde şiir saklayan adamlardan”
Eyüp Aktuğ/Ekmeğin Kuruyan Tarafı

Sizler otopsiyi ruhsuz birkaç
dipnotla geçiştireceksiniz eminim
okumam yok benim satır aralarım var.

İşsizleri konuşturan sakalımdır böyle uzun.
Muhammed Sarı/Olağan Çehreleri Sarsmak

ben olmak için doğmuşum ben
safımı dayımın yanında tutmak, yani
başladığım yere dönmek için yaşadığım
Sadık Koç/Dayımla Aynı Safta

göğün bittiği yerde susarak
bir dostun sonsuz secdesinden aldım rengimi
içeri girip alnından birlikte tuttuğumuz saf
zehrine alışık çölden
çıkardı gömülü gövdemi.
Şafak Tarhan/Pınarından Geceye Serçenin Seyri

Başka türlüsünü bilmem
İnsan olmanın
Bir aşağı bir yukarı kalarak
Hikmet Çamcı/Kuru Bir Ben…

Benim için insanlar bir fazladır hüzünden
Bir eksiktir bekleyişler umuda dönüşmedikçe
Kan kurumadıkça sıcak yaranın hemen altında
İki dostun arasına üç kuruş girdikçe
Hisler naylona dönünce
Ne gerek var çöp poşetlerinin ucunun bağlanmasına
Kokuşmuş bir dünyaya uyanıyoruz her sabah
Yağız Gönüler/Uzaktaki Yakın

Öyle
Bir yerden sesleniyorum ki sana
Damarlarım tedirgin oluyor
Bu fısıltı savruluyor fırtınalar arasında
Dümdüz halde savruluyor
Kaos oluyor sen yanımdasın kaos oluyor
Kaos seni ararken çıkıyor
Sen yanımdasın ve hiç bitmiyor
Kaos
Ertuğrul Gazi Demir/Beldenin Güneşinde…

yavrum;zeyneb hümâ
altınla ömründen güzellik çelecek annelerden değilim
eline renkli balonlar çalmayacağım
plastik adamlardan yanmayacak kursağın
dağını bulacak yeşil
dağını bilecek
yeşil; dağ olup saracak olan seni
Merve Parlak/Mübhem Yaban Mersini

Annesine benzesin çocuklar, gül kokan yerlerinden
Yazılı kağıtları olsun en temiz sözlerimiz
Meydanlarda gür çıkan sesleri toplayalım bir demet
Sancıyan yerlerimizi kimse görmesin
Başka dilden bir şarkı çok dokunsun içimize
Kalplere bir heves, dallar meyveye, şair şaire
Mustafa Uçurum/İyi Hal Kağıdı

sağ gözüm seğirtiyor kamufle ve kanlı çağa
alman romantizmini andıran bir sabotaj gibi dipte bir alkış
fırlıyor yer yatağından fırlıyor bir gözü millerce işgal
fırlıyor
-avuç içleri kadar stilist bir bombardımanla-
Musa Günerigök/Dünya Bir Taciz Ateşidir

Hadi ölelim nolur,biraz da birlikte ölelim
Sala veriliyor bak, dinle, bizim müezzin çok yanık okuyor!
Bedia Belkıs/Veylâ

Bir ırmak belki dağlardan salınışımız
Hızla çoğalıyoruz göğsümüz gür
Hem sert biçimde.
Yavuz Ertürk/Anlaşmışız İyi

sen değil kahveci ama gökyüzü görmüştür
boğazıma düğümler ata ata çok yürüdüm
sorulmamış bir sorunun yüküdür benim sırtımdaki
Ali Yılmaz/Kahve

Asyalılar diyordum
Biz Asyalılar baruttan bir eksik baharattan bir fazla
Yasin Fişne/Niçe’nin Gözünü Kör Eden…

Alıp vermediği bir şey zamanın
Sorulacak hesaplar birikse de şimdi
Yer yarılacağı günü elbette bilir
Esma Koç/Kelebek Hevesi

Hazırlayan: Yunus Emre Altuntaş
twitter.com/tuvayrek_

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.