12 Ekim 2015

Çamlıca Yayınları'ndan yeni kitaplar

Kırım, stratejik ve jeopolitik ehemmiyeti yüksek olduğundan her zaman büyük mücadelelere sahne olmuştur. Altın Orda Hanlığı (1242-1502) gücünü kaybedince Kırım Hanlığı (1441-1783) yükselmiştir. XV. asırda Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra (1475) siyasi bakımdan iki bölgeye ayrılan Kırım’ın Ceneviz hâkimiyetindeki sahilleri merkeze bağlanırken, Yayla Dağlarının kuzeyindeki bozkırları Kırım Hanlığı’na bırakılmıştır.

Yaklaşık 300 yıl boyunca Osmanlıların iktisadî düsturlarını tatbik ederek halkın huzur ve adalet içinde yaşamasını sağlayan hanlık, Moskova’nın Karadeniz’e inmesine set çekmiştir. Ancak son Kırım hanı Şahin Giray’ın ihanetiyle müstakilliyet adı altında Rusya’ya bağlanmış (1774 Küçük Kaynarca Antlaşması), Osmanlı dünyasından koptuktan sonra, önce ekonomik, sonra da siyasî manada çöküşe geçen hanlığın istiklali Rus Çarlığı’nın 1783’te Kırım’ı cebren işgaliyle sona ermiştir. Rus işgali, Kırım’daki Türk-İslam Medeniyeti açısından büyük yıkımların başlangıcı olmuş; saray, cami, medrese, kütüphane, han, hamam gibi maddi kültür mirası yok edilmiş; sosyal ve kültürel hayat tahribata uğramış ve daha da vahimi bölge insanı öz vatanlarından koparılarak bilmedikleri coğrafyalara sürgün edilmiştir.

Doğu Avrupa Türk Mirasının Son Kalesi: Kırım
Prof. Dr. Yücel Öztürk
432 Sayfa
camlicabasim.com/kitap/dogu-avrupa-turk-mirasinin-son-kalesi-kirim-1851

Türkiye Selçukluları adına 17 Eylül 1176 yılında zaferle sonuçlanan Myriokephalon Savaşı’nın Türk tarihinde büyük bir yeri ve önemi vardır. Zira Bizans İmparatorluğu’nun Anadolu’ya yeniden hâkim olma arzusu bu zaferle son bulmuş, yarımadanın artık bir Türk yurdu haline geldiği kati bir hakikat haline gelmiştir. Nitekim aynı asrın son çeyreğinde Anadolu’nun büyük kısmı Türkiye Selçukluları idaresinde birleşmiştir.

Böylesine önemli bir hadisenin cereyan ettiği mevkinin tespiti ise yüzyıllardır çözüme kavuşmamış bir meseledir. Muhtelif yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından farklı mevkiler üzerinde durulmuşsa da savaşın kesin mevkisi üzerinde görüş birliğine varılamamıştır. Bu hususla alâkalı olarak 1998’de Denizli’den Eğirdir’in doğusuna kadar olan sahada çalışmalar yapılmış, ancak Bizanslı Kinnamos ve Süryanî Mihael’in eserleri ile Haçlı seferlerini anlatan bir kısım kroniklere ulaşılamadığından bazı önemli verilerden mahrum kalınmıştı. Dolayısıyla eldeki imkânlar nispetinde bir değerlendirmede bulunulmuştu. Son yıllarda anılan kroniklere ulaşılması ve bunların rehberliği sayesinde Beyşehir-Konya arasında uzanan sahada yeni arazi çalışmaları yapmak suretiyle meselenin aydınlatılması ve aynı zamanda savaş yerinin farklı bir yörede aranması söz konusu oldu. Bu hususlardaki tespitler elinizdeki bu çalışmada detaylı bir biçimde müzakere edilmiştir.

Miryokefelon Zaferi (17 Eylül 1176)
Adnan Eskikurt , Mehmet Akif Ceylan
112 Sayfa

camlicabasim.com/kitap/miryokefelon-zaferi-17-eylul-1176-1899

Osmanlı tarihi haritaları ve tarihi coğrafya eserleri, hazırlanan çeviri yazılar, tıpkı basımlar ve incelemelerle birlikte giderek artan bir ilgiye kavuşmuş durumdadır. Osmanlı tarihi haritacılığına ve tarihi coğrafya eserlerine ait sağlıklı bir envanter çalışmasının mevcut olmaması, süregelen en önemli noksanlıktır.

Harita tarihçisinin henüz bulunmadığı ülkemizde, çoğrafya tarihçilerinin çeşitli sebeplerle Osmanlı müktesebatına uzak kalmaları, başta Osmanlı tarihçileri olmak üzere farklı sahalardaki Osmanlı araştırmacılarına yeni bir vazife yüklemiş durumdadır. Osmanlı tarihi haritacılığı ve tarihi coğrafya eserleri üzerine 1990'lı yılların başlarından itibaren hazırlanan çalışmaların biraraya getirildiği elinizdeki kitapta 12 makale ve bildiri metni bulunmaktadır. Yazıların önemli bölümü, ele alınan konu itibarıyla sahasındaki ilk denemelerdir.

Osmanlı Tarihi Haritaları ve Tarihi Coğrafya Eserleri
Fikret Sarıcaoğlu
256 Sayfa
camlicabasim.com/kitap/osmanli-tarihi-haritalari-ve-tarihi-cografya-eserleri-1994

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.