29 Ekim 2015

Kulun tedbiri, Allah'ın takdiri


Akıl ve baş. Sıhhatimizi kaybetmek istemiyorsak bu ikisi arasındaki münasebetle alâkadar oluruz. Herkes kendine göre akıllıdır. Ben de kendimce akıllıyım. Akıl bahsinde bana bir şey soracak olursanız size akıllı olanların sadece akıllarını hep olması gereken yerde, yani başlarında tutanlar olduğunu söylerim. Aklını vücudunun bir başka yerine, midesine veya apış arasına kıstırma tercihinde bulunanlara akıl sahibi denmesini ben doğru bulmam. Bu kabil insanların hepsi aklı başından alınmışlar güruhunu meydana çıkarır. Benim gözümde bu taife sahte tarafı, fer'i tarafı, öbür, sair ve dolayısıyla zıt ve menfi karşı tarafı temsil eder. Aklı başında olanlar ümitlerini helâli ve haramı, imanı ve küfrü, siyahı ve beyazı ayırt etmeğe bağlayanlardır. (sf. 20)
...
İnsan olmak hem duacı, hem dualı olmak anlamına gelir. Yaratılmışlar arasında Allah'tan isteme kabiliyetine sahip olanlar yalnızca beşer kıyafetinde olanlardır ve giderek ne isteyeceklerse sadece Allah'tan istemesi beklenenler yine onlardır... İnsanı bütün diğer yaratıklardan farklı kılan sanmayın ki o pek güvendiği aklıdır veya gururuna vesile olan iz'anıdır veya o pek övündüğü lisanıdır veya hep sığındığı emeğidir. İnsanı her şeyden, cümle mahlûkattan ayıran çizgi duasıdır. Hem hayra ve hem şerre dua edebilişinden dolayı insan sair bütün yaratılmışlardan ayrılıyor. Kulun tedbirinin Allah'ın takdiri yanında hiçbir hükmü yok. (sf. 21)

İsmet Özel, Çelimli Çalım, Sayı 15

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.