15 Ekim 2015

Pan Yayıncılık'tan çocuklar için biyografik öyküler

Cemil odada tanburla baş başa kalınca çok heyecanlandı. Duvarda asılı, bakımsızlıktan kararmış, sapı öne doğru eğrilmiş tanburdan gözlerini alamıyor, içinde kabaran tanbur çalma isteğini kontrol edemiyordu. Artık kendi icat ettiği çalgıları değil, duvarda asılı olan gibi, muhteşem bir sese sahip, gerçek bir çalgı çalmak istiyordu. Bunu bütün kalbiyle istiyordu. Daha fazla bekleyemeyeceğini hissetti. Evet, artık zamanı gelmişti. Uzandı ve dikkatle tanburu yerinden aldı.

Sanki yıllardır tanbur çalıyormuş duygusu vardı içinde. İnce uzun parmakları tanburu, tanbur da parmaklarını tanıyor gibiydi. Çıkan sesler ve ezgiler büyük bir uyum içinde akıp gidiyordu. Cemil başka dünyaların kapısını aralamış gibiydi sanki, tellerden yepyeni ezgiler dökülüyordu. Cemil tanburla olan sohbetine öyle bir dalmıştı ki, Lenber Ağa’nın yaklaşan ayak seslerini hiç duymadı.

Cemil’in Gizli Konserleri / Tanburi Cemil Bey
Yazan: Serhan Aytan
Resimleyen: Saadet Ceylan
40 Sayfa
http://pankitap.com/urun/cemilin-gizli-konserleri-tanburi-cemil-bey


“Baba! Bana bir şey getirdin mi?”
“Getirdim oğlum getirdim. Bundan sonra canın hiç sıkılmayacak.” Veysel sevinçten havaya uçabilirdi. Kollarını uzatıp babasına doğru yürümeye çalıştı.

Babası Veysel’i oturttuktan sonra getirdiği bağlamayı kucağına verdi.
Veysel şöyle bir dokundu ve ne olduğunu hemen anladı. Babasına sarıldı, öptü, kokladı. O günden sonra Veysel bağlamasını çalmaya çabaladı. Nereye giderse onu da götürdü. Ali Ağabeyi tarlada çalışırken o da bir kenarda oturur, sazıyla oyalanırdı.

Uzun İnce Bir Yol / Âşık Veysel
Yazar: Aysel Gürmen
Resimleyen: Saadet Ceylan
32 Sayfa
http://pankitap.com/urun/uzun-ince-bir-yol-asik-veysel/

Dört yıl boyunca Paris’te müzikle ilgili her şeyi öğrenmek için elinden geleni yaptı. Dünyaca ünlü müzisyenlerin öğrencisi oldu. Parmakları uyuşuncaya kadar piyanoda alıştırmalar yaptı. Konserler verdi ve büyük bestecilerin, çalması en zor eserlerini çaldı. Beste yapmanın matematiğini ve orkestra yönetmeyi öğrendi.

Cumhuriyet kurulduğunda Cemal Reşit on dokuz yaşında genç bir virtüoz ve usta bir besteciydi. Ülkesine gelip müzikle ilgili çalışmalar yapması ve öğrenciler yetiştirmesi isteniyordu. Paris’teki öğretmenleri bunu duyunca, Batı müziğini çok iyi öğrenmiş olan bu yetenekli gencin Türkiye’ye dönmesini istemediler. Babası Ahmet Reşit’e bir mektup yazıp Cemal Reşit’i İstanbul’a dönme fikrinden vazgeçirmesini istediler. Oysa Cemal Reşit kararını çoktan vermişti. İçinden yükselen heyecanlı sese kulak verdi ve Paris’e hoşça kal diyerek yüzünü ailesine ve ülkesine çevirdi.

Kuğu Kuşunun Şarkısı / Cemal Reşit Rey
Yazar: Aysel Gürmen
Resimleyen: Saadet Ceylan
40 Sayfa
http://pankitap.com/urun/kugu-kusunun-sarkisi-cemal-resit-rey/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.