10 Kasım 2015

Lütfi Bergen: 80 milyon vatandaş İstanbul'a yerleşmek isterse ne olacak?


Dindarların en büyük dilemması kentleri büyüterek elde ettikleri iktidarın bahçeli ev-şehir sistemlerine geçince ellerinden çıkacak olması. Büyükşehir yasasına tabi kentlerde köy bırakmayan bir muhafazakârlık bahçeli ev-şehir hakkında konuşmakla çelişkide değil mi? Kentlerin göçle hormonlanması yoksullaştırılmış bir nüfus demektir ki bu kitleler için güçlü belediye, yüksek binalar sadakanın tinselliğidir. Müteahhit firmaların 1+1 konut yapması "aileye inanmıyorum" demenin başka bir ifade tarzıdır.

Dindar yazarlar "bahçeli ev" fikrinde samimiyse konut fiyatlarını yükselten + asgari ücreti eriten iktisat politikalarına niçin söz söylemez. İstanbul'un nüfusu 10 yıl içinde 8 milyona düşmeli; 20 yıl içinde 4 milyona indirilmeli... Tarihi İstanbul'a kadar çekilmeli (1 milyon). Müslümanların bu ülkede birincil hedefi evi olmayan aile bırakmamak olmalıydı. Ev sahibi olmak için borç sistemi kurmak insana saldırıdır. Ev, varlığın zırhıdır. Müslümanların konut politikası bu zırhı sıyırıp kadını-erkeği kamusal alana itelemek şeklinde tezahür etti. Kamusal alanda görünülürlük ancak evsiz bırakılacak insanlara yutturulabilecek bir örtü-setr mücadelesi ile mümkün oldu. Kamusal alanda göründüler ama halkın %50'sini evsizleştirdiler. Konut diye sunulan ambalaj kutuları için gırtlaklarına kadar borçlandırıldılar. Müslümanlar barınma-konut hakkı gibi bir hakkı savunmuyorlar. Bunu savundukları anda belediyelerde konuşamayacaklarını biliyorlar.

Ev-barınma hakkı başörtüsü mücadelesinden daha üst bir dini emirdi. Musa'ya Rabbi Mısır'da evler edin demişti. "Ey Peygamber kadınları evlerinizde oturun" beyanını hatırlarsanız ev başörtüsüne gerek bırakmayan bir setr ve varlık zırhıdır. Müslüman kadınların bahçeli evleri olmayacak, Allah bunu onlara nasip etmeyecektir. Çünkü onların dışarı çıkma niyetleri ve tesettürleri var.

Ev, borçla elde edilen bir zırh değildir. Bundan 15 yıl önce dağdan odun toplayan köylü kendi toprağında ev yapabilmekteydi.

Müslümanları kent yoksulları korkutuyor. Öndersiz, partisiz, ideolojisiz bu yığınların sessiz tecavüzü giderek yükseliyor.

Lütfi Bergen
twitter.com/BergenLutfi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.