10 Aralık 2015

Perşembe günü akşamı, Cuma gecesi, niçin başka vilayetlerde salâ var da İstanbul'da yok?!


Her ezan, vaktine göre, başka bir tarzda, başka bir sadâ ile okunur. Perşembe günü akşamları, salâ, İstanbul'da kalktı, yok! Salâ verilmiyor. Neden? Yani İstanbul'da kanun başka; Konya'da, Malatya'da, Sivas'ta başka mı? Bendeniz 42 senedir Konya'ya Hazret-i Mevlânâ ihtifallerine giderim. Her Perşembe akşamı, oh, elhamdülillah, salâ dinlerim! İstanbul'da niye dinlemiyorum?! Hangi münasebetsiz buna mani oluyor veya kim mani oldu da kim yeniden ihdas etmeğe cesaret edemiyor?! Müftü Efendi Hazretlerine de soruyorum, Reis Beyefendi Hazretlerine de soruyorum! İstanbul'da niçin yatsı namazı, Cuma akşamları, yani Perşembe günü akşamı, Cuma gecesi, niçin başka vilayetlerde salâ var da İstanbul'da yok?! Neden yok? Cevabı yok! Buyrun! Ve bunu bendenizden başka söyleyecek adam yok mu?! İstanbullu Müslümanlar ne yapıyor?! Yoksa salât okunmamasından rahatlar mı, memnunlar mı?! İstanbul'da kaç tane İstanbullu var? Sivaslı, Adanalı, Konyalı, Kastamonulu... Kendi memleketinde okunuyordu, buraya gelince niye eksikliğini hissetmedi? Anlatabiliyor muyum acaba?...

İşte, Resulullah Efendimiz Hazretleri'nin bir kerre daha nâm-ı bülendini işitmek, bize çok şey öğretir! Salâ da onun için lazımdır, tazim için... Ha, bunun yanı sıra, şimdi her ağzı olan konuşuyor, her interneti olan yazıyor, her parası olan da televizyon kanalı açıyor! Televizyon kanalı açanlardan bir tanesi, "Ben protokol sevmem, O'na sadece ismiyle hitap etmek bana yetiyor" diyor.... Bakın, parlamentoda fikir münakaşası filan olması gayet tabiidir de, parlamentonun saygınlığına gölge düşürecek derecede ileri gidilmemesi lazımdır. Bazen gidiliyor. Eh, parlamento da nihayet milletin aynasıdır. Gayet açık! Yakışmıyor, ayrı mesele... Fakat; o kavgaya, gürültüye, birbirine "Şerefsiz!" diye bağırmalarına rağmen "Sayın" diyorlar parlamenterler! Risalet-penah Efendimiz Hazretleri'nin, bir milletvekili kadar haysiyeti yok mu ki başına bir saygı ifadesi koymuyoruz?! Ve bu adama kimse sus demiyor! Kusura bakmayın! Efendim niye asabileşiyorsun, Sakin Ol? Niye sakin olayım? Benim göbek adım Ömer! Sakin makin olamam! Nefsimden dolayı sakin olmak bana tavsiye edilmiyor da, Rabbimden dolayı niye tavsiye ediliyor? Asabiyyet-i dîniyyesi olmayan Müslüman, îmân noksanıyla maluldür. Allah; zâtî öfkeden, zâtî öfkeye mağlub olmaktan muhafaza buyursun! Mesele-i dîniyyeden de asabi olmamak gafletinden muhafaza buyursun.

Ö. Tuğrul İnançer

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.