02 Kasım 2015

Şairmiş Yılmaz Odabaşı, ülkesini terk etmiş


Şair Yılmaz Odabaşı, 1 Kasım seçim sonuçlarına tepki amacıyla Türkiye’yi terk etme ve Fransa’ya yerleşme kararı aldığını açıkladı.

Seçim sonuçları bir kesimin sanki anası babası zorlu bir ameliyattan sıhhatli çıkmışcasına zil takıp oynamasına, bir kesimin de anası babası vefat etmiş gibi lüzumsuz hüzünlere dalmasına sebep oldu. Çok şükür iki kesimden de değilim. Kararı verenin, bütün planların ve kaderin kimin kontrolünde olduğunu bilene "hayırlısı" demek düşer. Vatanı için hayra dua edenlerdenim. Fakirin arz ettiği ikinci kesimin mensuplarından biri gidecek yerini bulmuş. Şair ne zaman kaçak oldu? Türk şairinin de, Türkün de son ocağı Türkiye'dir. Nazım Hikmet'in de öyleydi, Mehmet Âkif'in de. Şair, kertenkele değildir, bukalemun hiç. "Tesadüfen" Türkiye'de doğduğunu söyleyip kendini pet şişe yapmış şahıslara söylenecek söz yoktur. Zira doların akıbetini yaşam tarzı seçen şairlerin kitabı Fransa'da da çıkar, İsviçre'de de. Şair Ahmed Arif' "Ne alnımızda bir ayıp / ne koltuk altında saklı haçımız / biz bu halkı sevdik ve bu ülkeyi / işte bağışlanmaz korkunç suçumuz" derken böyle şairlerden, böyle insanlardan bahsediyordu. Bizim koltuk altımızda haç yoktur, kalbimizde vatan sevgisi çoktur. Doğduğu topraklarla irtibatı, sadakati olmayan, "Kenya'da da doğabilirdim" diyen pet şişelere de Süleyman Çobanoğlu dizelerinden sıkalım: "Baktık ki omzumuzda kıldan keskin bir urgan / Türkiye ağır yüktür bilmeyen ne bilesi."

Yağız Gönüler
twitter.com/ekmekvemushaf

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.