29 Aralık 2015

Asırlık müğimiz terk edildi


Cemil Meriç, "Kendi üzerinde düşünmekten vazgeçen bir toplumda kültür bir tortu, bir teferruattan ibarettir" der. Mûsikîmiz üzerinde düşünmeye başlarken, onun kaynağının nereden fışkırdığını da görmek mümkündür. Mevlevîliğin müziğimiz üzerindeki emeği, asırlar boyunca bu müziği ayakta tutmuştur. Mevlevîlerin en büyük amacı kâmil insan yetiştirmek olsa da insanlara güzel ahlâkın yanı sıra kültürel olarak da birçok faaliyetle destekleri olmuş, tekkeler birer okul görevi görmüştür. Her tekke, bulunduğu mekânın, semtin ve hatta mahallenin neredeyse tüm sanat yükünü yüklenmiştir. Maalesef tekkelerin kapanmasıyla birlikte müziğimiz olduğu yerde durmaktan çok, gerilemiştir. Zira bu müziğin kaydını tutanlar, meşkini edenler mecburi olarak toplumdan uzaklaştırılmış, yalnızlığa terk edilmiştir. Yalnızlığa terk edilen onların şahsiyetleri değil, asırlık müziğimiz ve edebiyatımız olmuştur. Dinlediğimiz metal homurtular bize şifa vermemektedir zira içi boştur, bunu anlamak için de müzik üzerinde ihtisas lâzım değildir. Mevlânâ Celâleddin-î Rûmî Hazretlerinin buyurduğu gibi "Tencerenin kapağı tıkırdamaya başlayınca içinde ne pişiyor anlarsınız."

Ruh ve maneviyat insanı ayakta tutan yegâne unsurlardır. Bu unsurlar gücünü gözden, kulaktan alır. İnsan neyi görmek istiyorsa, neyi okumanın peşindeyse, neyi işitme sevdasındaysa ona benzer, onunla kavrulur ve olgunlaşır. Özellikle gençler arasındaki kültürel yıkımın kaynağında şu an dinlenilen pop müziği vardır. Oysa biz asırlara ve kıtalara şifa sunmuş bir müzik kültürüne sahibiz. Manevi değerlerimize sahip çıkabilmemiz için müziğimizin asli değerlerine dönmemiz gerekmektedir. Yahya Kemal'in o meşhur Eski Mûsıkî şiiri "Çok insan anlayamaz eski mûsıkîmizden/Ve ondan anlamayan bir şey anlamaz bizden" diye başlar. Şiirin sonu, mûsıkîmizin de sonunu anlatır: "Yüz elli yıl, sıra dağlar birer birer yücelir/Ve âkıbet; Dede'nin anlı, şanlı devri gelir/Bu mûsıkîyi o, son kudretiyle parlattı;/Ölünce, ülkede bir muhteşem güneş battı."

Yağız Gönüler
(Lacivert, 19, Aralık 2015)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.