21 Aralık 2015

İşitmedin mi ki: "Ya Bilâl bizi rahatlandır."


Ne acib kendini Ehl-i Sünnet'in ekâbirinden sayarsın ve böyle makamlarda haktan batıla kayarsın. Ne acib bî-meşrebsin ki hayvandan betersin ve ne garîb fersûde-dilsin hâr'dan betersin. Kulağına girmedi mi: "Humeyrâ benimle konuş" ve işitmedin mi ki: "Ya Bilâl bizi rahatlandır.". Ah kim vesâit içindesin, yine vesâiti bilmezsin. Yürü, bu bağ-ı fenada bülbül gibi inle veyahut bir bülbül-i hoşnevâyı dinle. Tâ ki bir gül-i bahara eresin ve bir gül yüzlünün yüzünü göresin. Eğer amel etmezsen, taşa dönersin. Taş ile demir arasındaki fark şudur ki demir Davud'un elinde mum gibi yumuşadı. Ya sen demir kadar olmadın mı ki mülayim olasın ve âteşin güftelerden tesir bulasın. Ey sığır! İnsan ol ki aşkın demidir ve ey sağır, perde-i sem'in kaldır ki hakâik hengâmıdır. Ya Kur'an'la teganni etmek caiz olacak, şair ezkâr ile teganni eylemek niçin caiz olmaya ve ehl-i teganni meclisine varmak mutlak münker ola. İnkâr senin sıfatındır ki o sebeple ma'rûf sana münker ve güzel olan şey çirkin gelir.

İsmail Hakkı Bursevî
(Aktaran: Mehmed Ali Ayni, Türk Azizleri, s.115)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.