17 Aralık 2015

Plaza çalışanı olmak


İş plazaları enteresan mekanlardır.

Dışarıdan bakınca görkemli piramitleri andırırlar.

Yaklaştıkça büyü bozulur.


Reklam ve film fragmanlarında müzik eşliğinde yansıtılan, ışıkları yanan masalımsı plazalardan, ışıltılılar sunan etkileyici gökdelenlerin kapısı aralanıp içeri çalışmak için alındığınızda bir makine dairesinin içine girmiş gibi olursunuz adeta.

Yaka kartı takan, döner kapılardan geçen, pencereleri açılmayan kulelerde soluksuz yaşayan, klimalarla nefes alan, aynı öğle yemeklerini yiyen, aynı marka mağazalardan giyinen, aynı kurallarla oynayan, excel satırları arasında kaybolan, bilgisayar ve akıllı telefonları et kemik haline gelen, insanlardan beş gün alıp, iki gün veren sistemin birer dişlisi haline gelirsiniz.

Klonlarmışçasına sistem ilk kez dahil olanlara daha kapıdan girişte artık plaza dışında yaşayamayacakları duygusunu yeşerten bir hap sunar adeta. Bir süre sonra plaza çalışanları alışır asıl yapmak istedikleri işin bu olduğuna. Sistem içerisinde dolap beygiri gibi aynı kısır döngü içerisinde yaşayıp giderken her gün biraz daha azalan farkındalıkları, çoğalan mutsuzlukları ile beslenen bir sürünün parçası olurlar. Spor yaparken bile sağlıklı olmanın ötesinde dış görünümlerine ve egolarına yatırım yaparlar ve içlerindeki çocuğu içeri girerken plaza kapısına bırakırlar.

İster plazaların üst katında isterse orta veya alt katlarında iş hayatını geçiren plaza çalışanı olun; hep beraber yol alınan adına kariyer denen fark edemeyecekleri kadar hızlı akan trenin camından bakarak, gençliklerine, büyümekte olan çocuklarına, eşlerine, aile büyüklerine, yakın dostlarına, vakit bulamayacakları hobilerine, hep planladıkları uzun seyahatlere, düşledikleri hayallere sadece el sallamakla yetinirler. İndikleri istasyonda her sabah onları uyandıran alarm saatinin gösterdiği tek şey bu kez “kaybedilen zaman” dır.

Süheyl Aygül
(T24, 28.11.2015)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.