28 Aralık 2015

Sahi yaşadığımızı kime ispatlamaya çalışıyoruz?

Çizim: Pawel Kuczynski
Kendimize tekrar tekrar sormamız gereken soru şu: Görüyor muyum?

Bu ömür sonlu, ölürken yanımda götüreceklerimi ve götüremeyeceklerimi idrak ettim mi? Kalp gözüyle görüyor muyum? Akıl gözüyle görüyor muyum? Başımdaki göz ile görüyor muyum? Sonuncusu çok mu anlamsız geldi?

Gelmesin. Fotoğraf paylaşma müptelalığı ile birlikte bakışımızı ve görüşümüzü makinelere emanet ettik. Gide gide bir yere varıp duruyoruz. Lakin durduğumuzda bakışımızı makineye emanet edip arka arkaya fotoğraf çekiyoruz. Halimiz masaldaki çocuklara benziyor. Ormanda kaybolmamak için, yola ekmekten işaret bırakan çocuklara. Onlar evlerine dönmek için ekmeklerini yollara serpiyordu, biz yaşadığımızı/var olduğumuzu/hayatta olduğumuzu ispat etmek için, bir hayali başka bir hayalin üzerine monte etmeye çalışıyoruz.

Sahi yaşadığımızı kime ispatlamaya çalışıyoruz? Bir faninin hayat üzerinden ispat derdine düşmesi kadar acıklı bir şey var mı?

...

Bütün güzel hikayelerin geçmişte yaşandığına inanmak gibi bir yanılgının içindeyiz. Güzel insanlar iyi atlara binip gitti demek bize iyi geliyor. Oysa dünya durdukça güzel insanlar aramızda yaşamaya devam edecek. Ne ki bizim onları görecek gözümüz giderek ışığını kaybediyor.

Fatma Barbarosoğlu
(Yenişafak, 28.12.2015)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.