04 Aralık 2015

Sarıkamış’ın son esiri Rusya’da kurtarılmayı bekliyor


Yedikıta Dergisi, Sarıkamış Harekâtı’nda Rusya’ya esir düşen Osmanlı Alay Sancağı’nın 101 yıldır Rusya’da esaret altında tutulduğuna dikkat çeken özel bir dosya yayınladı. Dosyada Sarıkamış Harekâtı sırasında, ardından da Erzurum’da alay sancaklarımızın Rus askerler tarafından nasıl ele geçirildiği ve nerede tutulduğu ile ilgili önemli bilgilere yer verildi.

Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi, Aralık sayısında Sarıkamış Harekâtı’nın bilinmeyen ve çok önemli trajik bir yönünü kapak konusu yaptı. Doç. Dr. Tuncay Öğün’ün kaleme aldığı makalede Sarıkamış Harekâtı’nda yaşanan büyük trajedinin ardından ordumuza güç kuvvet veren alay sancaklarının Rus ordusuna esir düşmemesi için verilen mücadele anlatılıyor. Doç. Dr. Öğün, Aralık 1914’te Sarıkamış’ta uğradığımız yenilginin ardından Erzurum’a nakledilen sancakların nasıl bir aymazlık ve ihmalkârlıkla Rus askerlerinin eline geçtiğini anlattı. Makalede şu önemli bilgiler aktarılıyor:


NAKİL EMRİ ENVER PAŞA’DAN GELDİ

Sarıkamış Harekâtı’na katılan birliklerimizin dondurucu kış şartlarında eridiğini gören Ruslar 1 Ocak 1915’te karşı taarruza geçtiler. Bunun üzerine orduya ricat emri verildi. Ruslar ricat yollarını keserek Türk kuvvetlerini teslim almayı amaçlıyordu. Bu taarruz karşısında Başkumandan Vekili Enver Paşa, bir emirle şeref timsali sancakların düşman eline geçmemesi için güvenli bir şekilde Erzurum’a gönderilmesini istedi.

Sarıkamış Harekâtı’nda, her biri üç tümene sahip 9. ve 10. Kolordular vardı. Her tümenin üç alayı ve her alayın da bir sancağı bulunduğundan bu emir toplam 27 alay sancağının Erzurum’a gönderileceği anlamını taşıyordu.
GİZLİLİKLE NAKLEDİLDİLER, DEPODA UNUTULDULAR

Harekât öncesi Erzurum’dan getirilerek 5 Eylül 1914 tarihinde Erzincan’ın Cihadiye Meydanı’nda düzenlenen büyük bir törenle alaylara “manevî silah” olarak verilen sancaklar, bu emir üzerine büyük bir gizlilik ve titizlikle gözyaşları içinde geldikleri yere nakledildi.

Ne yazık ki uğrunda canlar feda edilerek savaş alanından çıkarılıp Erzurum’a ulaştırılan alay sancakları orada da düşman eline geçmekten kurtulamadı. Ertesi yıl taarruza geçen Ruslar, 16 Şubat 1916’da Türk kuvvetlerinin boşalttığı Erzurum’a girdiklerinde oradaki depolarda bol miktarda erzak ve mühimmatın yanı sıra 9 adet alay sancağı da buldular. Üzerlerindeki al rengi ecdat kanından alan bu sancaklar, şehir boşaltılırken ihmalkârlığın çok hafif kaldığı, bir disiplinsizlik ve aymazlığın sonucu olarak depolarda unutulmuşlardı.

SANCAKLARIMIZ RUSYA’DA SOKAKLARDA GEZDİRİLDİ

Ruslar bu durumu ciddi bir propaganda malzemesi haline getirdiler. Ele geçirilen 9 alay sancağımız, zafer nişanesi olarak Çarın Petrograd’daki sarayına gönderildi. Orada kalabalık bir halk kitlesi ile sokaklarda gezdirildi. Şehir şehir dolaştırıldı. Rus askerlerinin elindeyken çekilen fotoğraflarını, gazete ve dergilerinde yayınladılar. En sonunda da sergilenmek üzere Petrograd’ın en eski katedrallerinden biri olan St. Peter ve Paul Katedrali’ne gönderdiler ve orada mektep çocuklarına teşhir ettiler.

EN ÇOK İNGİLİZLER SEVİNDİ

Ordumuzun alay sancaklarının ele geçirildiğini, o tarihte Rusların en önemli müttefiki olan İngiliz gazeteleri de büyük bir memnuniyetle yazdılar. Rus askerlerinin Osmanlı sancaklarıyla çektirdiği fotoğrafları yayınlayarak sevinçlerine ortak oldular. Fakat Türk halkı bu olup bitenlerin hiç birinden haberdar edilmedi. Türk basını bu konu hakkında tek satır bile yazamadı. Zira Sarıkamış mağlubiyetini sansürleyen irade büyük bir sorumsuzluk eseri olarak alay sancaklarının depolarda unutulduğunu, ordunun namus ve şerefine leke sürüldüğünü, Sarıkamış şehitlerinin aziz hatırasına sahip çıkılamadığını açıklamaya cesaret edememişti.


SARIKAMIŞ’IN SON ESİRİ SERBEST BIRAKILSIN!

Erzurum’da unutulan sancakların halen St. Peter ve Paul Katedrali’nde olup olmadıklarını bilmediklerini yazan Yedikıta Dergisi, Sarıkamış’ta ele geçen bir sancağın Moskova Devlet Tarih Müzesi’nde sergilendiğini kaydetti.

Dergi, “Uğrunda binlerce kahramanın kendini feda ettiği bu sancağın aradan yüz yıl geçmesine rağmen esarette kalması, yurdunu ve milletini seven hiçbir vatan evlâdının içine sindirebileceği bir durum değildir.” diyerek Sarıkamış’ın son esirinin kurtarılması çağrısını yaptı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.