29 Ocak 2016

Ev artık o eski ev değildir


Allah evlerinizi sizin için bir huzur / sükûn yeri yaptı.” (16/80) ayetinde sükûnet mahâlli olan ev, 6/13'te “barınma”, 6/96'da “dinlenme”, 14/14'te “yerleşme”… mahâllidir aynı zamanda.

Ev; kat kat, ev; katman katman.

Geçmişte Müslüman bir aile için ev; sükûnete müheyyâ bir yuva, günahlardan korunmaya vesîle bir sığınak, manevîyat solunan ruhânî bir atmosfer idi.

Ev; acı, tatlı hayâl ve hâtıraları ile bir ecdâd yâdigârı idi.

Ev; üç neslin bir arada yaşadığı bir ikâmtegâh idi.

Ev; tarhana, salça, erişte… imâl eden iktisâdî bir işletme/hâne idi.

Ev; doğum, sünnet, nişan, düğün, hastalık, ölüm mahâlli idi.

Ev; uzun kış geceleri ocak başlarında, serin yaz akşamları kamelyalı bahçelerde çaylı çörekli ikramlar, doyumsuz tatlı sohbetler ile bir muhabbet meclisi, bir cennet bahçesi idi.

Ev; sevinç, ev neş'e, ev hüzün, ev herşey idi, hayatın ta kendisi idi.

Modern asır âdeta bir silindir gibi mukaddes “ev”i çiğnemiş geçmiştir. Ev artık o eski ev değildir. Ev, yuva değil mal, alınır satılır bir ticarî metâdır. Ev, kira getiren bir gelir kaynağı, müşteri bulunursa değiştirilecek bir yatırım portföyüdür. Ev, güç ve kudretin sergilendiği bir prestij mekânı, eşya teşhir edilen şaş'alı bir tiyatro salonudur artık.

Semih Akşeker
(Yenisöz, 28.01.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.