11 Ocak 2016

Muhafazakârlık: Çok yaşa kapitalizm!


Kendilerini “Muhafazakâr” kimlikle tanımlayan kadroların 1994'den beri uyguladığı “kentleşme” politikalarını konuşmak dahi geleneksel “aile / ticaret / zanaatkârlık / akrabalık / şehir / tarihi doku / eğitim / meslek / gelenek” yapılarının çözüldüğünü gösterecektir.

Kimse kimseye borç para vermemektedir; karz-ı hasen yok olmuştur. Gençler işsizlikten ve parasızlıktan evlenememektedir.

Muhafazakârlığın Türkiye'nin tarihsel-sınıfsal koşulları ile bağdaşmazlığı ortadadır. Bununla beraber “geleneksel değerler” ile dünya kapitalizmini buluşturmaya çalışan ve “her mahallede bir milyoner” çıkarmaya çalışan siyasal yönelişlerin bağlandığı kapitalizmin ürettiği “muhafazakâr”lıktan söz etmek mümkündür. Dinî ve millî değerleri öne sürenler “muhafazakâr”lığa bulaşmışlardır. Bunlar zihnen kapitalistleşmişlerdir.

Bu muhafazakârlık, kentleşmeyle geleneksel mekânı talan ederken insanları borçlandıran sermayeyi çevirme / üçe katlama oyunu ile bu “yalan dünyada” oyalanıp durmaktadır.

Lütfi Bergen
(Yenisöz, 11.01.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.