25 Ocak 2016

Vakit Tamam Olurken Eksik Kalan Birkaç Şey


Susturun şu narin söğüt dallarını içimde
Böylesi bir yenilgiyi beklemiyordum bilin
Kuyuya düşen Yusuf
İhbar edilmiş İsa: Beni siz tanırsınız ancak
Bana gölge yok söğüt dallarından soluklanacak

Oysa fazlaca suskunum
Bilinmiyor ülkesi bana çarpan acının
Bir çingen bulsa beni, bakmadan ardına kaçacak
Batakhaneler konferanslar düzenleyecek belki de
Zenciler, Beyazlar ve pahalı kadınlar bir araya gelecek
Şimdi nasıl gelsin derdi başka günlerden kalmış yüzüm aranıza
Nasıl bahsedeyim size bu cilveli suçlarımdan
Sararıyor yanaklarım işte
Kantodan tenhadan ve sevimsiz çıbanlardan

Soyunup manşet olsam zarar eden bir gazeteye
Örtülse kırbaçla aylak kalmış vücudum
Aklım çelinse, zarif bir şekilde ölsem ilk iş gününde utangaç bir dilencinin
Sovyetlerden medet umanlar gülümsetecekse sizleri
Analarının kanserlerine alışacaksa evlatlar
Simsarlar kandırmayacaksa evine dönen askeri
Kalkın halay çekelim, ben orada öleceğim

Sanmayın bir merasim talebim olacak sizlerden
Çoktandır yerimi yadırgamıştım zaten
Pahalı istekleri olmuştu dersiniz ardımdan
Mesela sevmek istemişti diye söylersiniz nezle olmuş bir kızı
Belki bilmez, farkına da varmadınız kimbilir
Hiç mektubu gelmeyen onbaşıların uykusu var cebimde
Bakın rahip oldunuz birden nasıl da suskesildiniz
Düğün sesi geliyor, vakit tamam galiba

Bülent Parlak

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.