10 Şubat 2016

Mahalleyi niye kuramıyoruz?


Bugün “mahalle sistemi”ni ve elbette mahallelerden oluşan “İslâm şehri”ni inşa etmeye muktedir değiliz. Türkiye hızla kent yapmaktadır. Şehri “inşa etmek” ve kenti ise “yapmak” kavramı ile vasıflamam söz gelişi değil, bilinçli bir kelime seçimini ifade etmektedir. Mahalle hakkında medyada popülerlik kazanmış söylemler, bu “yapı”nın “yönetim birimi” ve “kamusal kurum” niteliğini görmezden gelmektedir. Mahallenin iktisadî hayattan kopuk bir yerleşim alanı gibi değerlendirilmesi, bütüncül bir zihniyetle ele alınmaması, onu “beşeri ilişkilerin üst seviyede gerçekleştiği bir kurbiyet mekansallığı” şeklinde değerlendirilmesine yol açmaktadır.Birbirine selam veren komşulukların mekanı mahalle” tasavvuru “mahalle sistemi”ni anlatmaya kâfi değildir. İkinci bir ilişkisellik de mahalle esnafı üzerinden tanımlanmaktadır. Esnaf-mahalle ilişkisi kurularak oluşturulan “mahalle bakkalı, kasabı manavı” algısının Osmanlı mahalle sistemi ya da İslâm şehir sisteminde karşılığı olduğu fikri yanlıştır. Öncelikle Osmanlı ailesinin yaşadığı “ev”, kendi ihtiyaçlarını “ev içi üretim”le karşılayan bir iktisadî birim olarak düşünülmelidir. Buna göre Osmanlı mahallesinde “ev sistemi” mahalle bakkalı-manavı-kasabı gibi işletmelere açık değildir. İhtiyaçlar “çarşı-bedesten”de ham halde tedarik edilen ürünlerin “evde yeniden üretilmesi” ile karşılanır. Tusî-İbn Sina-Kınalızâde gibi müelliflerin “ev” tanımları beş bileşenlidir. Bu müelliflerin “ev”in bileşenleri hakkında 1) Karı-koca, 2) Anne-baba, 3) Çocuklar, 4) Hizmetçi-kalfa, 5) Üretim aletleri” şeklindeki tanımları da “çarşıdan ham olarak alınan ürünlerin evde yeniden üretime tabi tutulması” yorumumuzla mutabıktır. Osmanlı'da bazar (bedesten), modern kapitalizmin AVM-zincir marketi değildir.

Mahalleyi niçin kuramıyoruz? Çünkü muhafazakârlığın bunu kurabilecek zihinsel algısı yıkılmış, kavramlarının içi boşalmıştır. Muhafazakâr dindarlığın “aile” ve “ev-hane” tanımı dahi bulunmamaktadır. Farabi, ideal toplumunu, hanelerden başlatıp mahalleye ve şehre doğru yürütmüştü. Muhafazakârlık ise, küresel finans/ulaşım/istihdam/mal arzı ile işbirliğine girecek kentlerin peşinde.

Lütfi Bergen
(Yenisöz, 10.02.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.