04 Şubat 2016

Türk düşüncesinin tarihî seyrine nüfuz

Surname-i Hümayun'da Süleymaniye, 1582- 88
Türk düşüncesinin tarihî seyrine nüfuz ancak ve ancak Türk toplumunun hayat ilişkilerinin örgütlenmesini anlamak; bu örgütlenmenin amaçlarını belirlemek, özellikle hayatın, en geniş anlamıyla eşyayla temas tarzlarını yakalamakla mümkündür. Bu çerçevede, asıl'dan unsur'a tüm bir Tanrı, kozmos, gökyüzü, dünya, insan, toplum ve devlete ilişkin hem dünya görüşünü [anlam-değer dünyasını] hem de dünya tasavvurunu [resim dünyasını] kurmak elzemdir. Düşünceyi üreten, âlim, ârif, şair, tabip, zanaat ve meslek sahipleri, mimar vb. tüm düşünen sınıfları dikkate almak, hem yazılı anlamda metinleri hem de "fikrin eylemde tecessüm etmesi" demek olan siyasî bir tavrı, bir meydan savaşını, bir antlaşmayı, görsel sanat ve "fikrin maddede tecessüm etmesi" demek olan yapıt anlamındaki mimarî eserleri;* hatta sözlü kültürün taşıdığı unsurları göz önünde bulundurmak, düşüncenin tecelli ettiği bütünü/küreyi görmek için zorunludur. Çünkü düşünce, hayat içerisinde yayılmış ve dağılmış olarak mevcuttur; bizatihi hayatın o şekilde olmasını mümkün kılan hayatın kılcal damarlarına kadar yayılmış düşüncedir/anlamdır; hayat en geniş anlamıyla söz konusu anlamın, ilişkiler ağı içerisinde tecessüm etmesidir.

* Örnek olarak, Süleymaniye bir fikrin/mananın cisimleşmiş hâlidir. Doğal olarak, Süleymaniye'yi anlamak demek, bu fikri/manayı, hatta bu fikri/manayı mümkün kılan topyekün o tarihî bağlamdaki hayatı, hayat küresini anlamak demektir.

İhsan Fazlıoğlu, Kayıp Halka
İslam-Türk Felsefe-Bilim Tarihinin Anlam Küresi, sf, 73

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.