13 Mart 2016

Mustafa Kara: "Adı şeyh olanların yüzde 90'ı şeyh değil."

Tasavvuf tarihi profesörü olan Mustafa Kara ile Emeti Saruhan, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'ndeki odasında görüşmüş. Kara, ülkemizde tekkeler üzerinde çalışan yetkin birkaç isimden biri. Sohbetimizde bugüne kadar dile getirilmeyen konularda önemli tespitlerde bulunmuş. Tekkelerin mutlaka açılması gerektiğini, bunun normalleşmeye katkı sağlayacağını söylemiş.

Tekke ve zaviyelerin kapatılması nasıl etkiledi tarikatları? Yer altına mı indiler?
İndiler ama beş on sene yeraltında oldukları dahi belli değil. O kadar sessiz bir dönem. 1925'te tekkeler kapandı. 1930 Menemen bunun tuzu biberi oluyor. Hiçbir ses, hiçbir yayın, hiçbir kitap yok. Bu yıllarda menfi bir durum var ama iyi bir tarafı da var. Tekke kültürünü almış olan insanlar hayatta. Bir fonksiyon icra edemiyorlar ama en azından hayattalar. Çok sıkıntılı bir hayata düşüyor bir kısmı, bir kısmı memuriyetle hayatını kazanıyor ama netice olarak hayatın içindeler ve tasavvufla ilgili renk vermemeye çalışıyorlar. Çünkü o günlerde derviş olmak en büyük suç.

Bu tasavvuf anlayışına yansıdı mı?
Kimse konuşamıyor yazamıyor. Dolayısıyla aksetmiyor. Diyelim ki bir şeyh efendi 1925'le birlikte en kötü adam oluyor. Alim, arif insanlar bir gecede en menfur insan oluyor. Bu bir travma meydana getiriyor. Adeta işaretlerle konuşuyorlar. Yüz yıla yakın bir zaman geçti yasak devam ettiği için insanlar bazı şeyleri hâlâ işaretle anlatıyor.

Tarikatların başka sorunları oluştu mu bu arada?
Kırklı yıllarda Osmanlı döneminde yetişen insanlar hayatta. Ama 70-80'li yıllardan sonra bir tasavvufi eğitimden geçmemiş ama Abdurrahman Çelebi misali şeyh olmuş. Şu andaki ana problem bu. Bunu ben şöyle formüle ediyorum; “Adı şeyh olanların yüzde doksanı şeyh değildir.” Şeyh olmak için bir şeyhin yanında yetişeceksin. Şeyhin seni bu işle görevlendirmiş olacak. Şu anda şeyh olanların büyük kısmı böyle bir terbiyeden geçmemiş. Bitirenlere de şeyhi böyle bir yetki vermemiş. Filanca şeyh efendiyi hasbelkader görmüş. Bir zamanlar hasbelkader onun tekkesine uğramış. O şeyh efendi ölünce “Halife benim” diyor. “Sen halife değilsin” diyen resmi bir makam da olmadığı için problem büyüyor.

Mustafa Kara
(Yenişafak, 11.03.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.