30 Mayıs 2016

İlber Ortaylı: "Fatih tüm zamanların en entelektüel mareşaliydi."


İstanbul'un fethine dair anlatılan çok şey var; biraz da bilgi kirliliği mevcut...
- Gerçeği kendine göre yazan çok. İtibar edilmesi gereken kaynaklar ortada.

Örneğin şehri kuşatan ordu hakkında bir ittifak yok gibi. 200-300 bin diyen de var, 30 bin diyen de. Kaç kişiyle fethedildi İstanbul?
- 300 bin asker mümkün değil. Bu kadar askeri ne beslemek mümkün ne de barındırmak... Hastalık yayılırdı; orduda önemli olan hijyen kuralları tatbik edilemezdi... Öyle 20-30 binle de İstanbul alınmaz. Biraz daha fazla olması lazım askerlerin. 50 bini geçmez. Fatih’in merkez kapıkulu askeri devrinde 12 bin civarıdır ama çok düzenlilerdir. Burada esas önemli olan bu düzen ve stratejidir. Fatih tüm zamanların en entelektüel mareşali ve döneminin de en bilgin hükümdarıdır çünkü.

Nasıl bir düzenden bahsediyorsunuz?
- Asya tipi süvarilerin dayanıklılığı var ama önce II. Murat sonra da Fatih gerçek anlamda düzen getirdi. Fatih ayrıca ateşli silahları kullanmayı biliyordu ve iyi bir stratejistti. Boğazlar kesilince düştü İstanbul. Karadeniz’deki Ceneviz kolonilerinden yardım, tahıl, bal gelmesi önlendi.

Çok anlatılır, gemileri karadan yürüterek mi alındı İstanbul?
- Hayır, İstanbul esasen kara savaşıyla alındı. Gemi manevrası daha çok bir şaşırtmacadır, şok etkisidir. Hafif gemiler Haliç surlarına pek bir şey yapamaz. 6 Nisan’da kuşatma başladı; 53 gün boyunca bu gördüğünüz surlar top ateşiyle dövüldükten sonra açılan gediklerden içeri 29 Mayıs’ta girildi. Üstelik öyle kötü bir savunma da yoktu Bizans tarafında. Şehri 13’üncü yüzyılda (1261) Haçlı istilasından kurtaran Paleolog soyunun son hükümdarı olan XI. Konstantin Paleologos fedakârca savaşmıştır. Biraz önce söylediğim gibi esas savunma karadaydı; Osmanlı ordusu yine de Haliç’e gerilen zinciri de aşmıştır. Bunu görmek isteyen, Askeri Müze’ye gitsin. Zincirin bir parçası halen orada.

“Bu gemiler hiç karadan yürümedi” diyen de var. Nasıl değerlendirirsiniz?
- Gemilerin yürütülmediği iddiaları boş. Tüm tanıklıklar, Bizans, Latin kaynakları gemilerinin yürütüldüğünü anlatıyor.

Ayasofya’nın Atatürk’ün emriyle müze yapılması için ne diyorsunuz? Camiye çevrilmesi için yıllardır bir tartışma var.
- Şimdi kıyamet kopuyor; Türklerin Ayasofya ile ilgili utanacak hiçbir şeyleri olduğunu düşünmüyorum. Ama Kurtuba’daki mescit yüzünden İspanyolların biraz utanması gerekir çünkü İspanya Kralı V. Karlos’un içeriye inşa ettirdiği katedral çirkindir, o sütun ormanını, o Bizans tipi mozaikleri mahvetmiştir. Ayasofya’nın 1934’te müze olması müthiş bir fikirdir. Medeniyete bir hediyemizdir. Böyle bir bina bir daha yapılamadı çünkü.

Fatih’e Fetih’ten sonra Hıristiyanlığı kabul etmesinin önerildiği doğru mu?
- II. Pius’un Fatih’e bir mektup yazdığı ve bunu ulaştırdığı iddia edildi. Bu tarihçi Babinger’in bir spekülasyonudur. Böyle bir mektup gerçekten var ama Fatih’e gönderilmiş değil.

Nerede peki?
- Vatikan arşivlerinde. Yazılmış evet ama ulaştırılmamış. Vatikan’da oryantalist Peder Vincenzo Poggi bunu tespit etti. II. Pius önce böylesinin kendileri açısından hayırlı olacağını düşünmüş belki ama sonra bu taktiğin işe yaramayacağını, Fatih’e kabul ettiremeyeceğini de anlamış. Azıcık suya ihtiyacın var” demiş orada, yani vaftiz edilmeye. “Dünyaya hâkim olursun böylece” demiş. Öyle şey olur mu? Alacaktı Fatih Batı’yı ama ayrı bir şekilde teşkilatlandıracaktı. Eh öyle de oldu zaten. Otranto Seferi’ni biliyorsun Gedik Ahmet Paşa’nın... İyonya Adası’nı alarak yola çıktı; İtalya’da Otranto’yu kuşattı ve aldı. Fatih de bir sene sonra karadan geliyordu. Gebze’deydi. Bu ordunun İtalya’ya açılacağı belliydi. Maalesef zehirlendi ve öldü.

Kim zehirledi?
- Rivayet çok. Ağır gut hastalığı vardı Fatih’in. ‘Nekris’ de denir. Tedavisi yoktu; ‘kocakarı tıbbı’ ile palyatif ilaçlarla tedavi olmaya çalışıyordu. Mareşal hastalığıdır zaten bu.

Ne demek mareşal hastalığı?
- Eti yersin, attan inmezsin, çizme çıkmaz ayağından, şişer bacaklar... Fatih’in ilacı hazırlanıyor ve bu şekilde de “Zehirlendi” deniyor Venedikli bir doktor tarafından... Fatih ölünce bu Batı seferi de akîm kaldı.

İlber Ortaylı
(Hürriyet, 29.05.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.