09 Mayıs 2016

Kemal Sayar: "Sevmenin çilesine talip değiliz."


İnternet romantizmi, yüz yüze görüşme ile sınanmadığı sürece aşk vasfı kazanmaya layık olamayacaktır. Aşka ilişkin tüm kuramlara rağmen, aşk her defasında yeryüzünde ilk kez tesadüf ediliyormuş gibi zuhur eder, tüm sebep sonuç ilişkilerinden bağımsız olarak insana ait zamanı sarsar. Ölmeyi öğrenemediğimiz gibi sevmeyi de öğrenemeyiz. Elbette başkalarının aşk hikayelerini yoruma ve analize tabi tutabiliriz ama tüm bu laboratuvar bilgileri nihai olarak bize aşkı öğretemez. Erlebnis (yaşantı), insanın kendi yaratıcı güçlerinden bağımsız olamaz; başkasının deneyimleri bizim açımızdan ancak onun hikayesinin bir yorumu, bir tahmindir. En yüksek şeyler öngörülemez, bir başkasını diğer herkesten söküp aldığımızda yapılmış en akıllıca hareket buna hazırlanmış olmaktır, hepsi bu kadar.

İslam literatürü içinde aşka dair yazılan en güzel eserlerden biri İbn-i Hazm’ın Güvercin Gerdanlığı’dır. Güvercin Gerdanlığı, klasik İslam edebiyatında boyna geçen ve ölünceye kadar çıkmayan “aşk zinciri” anlamına gelen bir simgedir. İbn-i Hazm “Benim düşünceme göre aşk, ruhların çeşitli yaratıklar arasında bölünmüş parçalarının birleştirilmesidir. Bu birleşme onların en yüksek temel öğelerinden meydana gelir…” demektedir. Aşkın güzelliğe tutulmasının nedeni İbn-i Hazm’a göre, ruhun zatı itibariyle güzel olmasıdır; “…ruh güzel olan hemen her şeye tutulur; güzel ve hoş motiflere karşı bir eğilim gösterir. Güzel bir şey gördüğünde hemencecik ona bağlanır; biçimin ötesinde, kendisiyle uyuşan bir çizgi ayrımsarsa, işte o zaman birleşme meydana gelir. Gerçek aşk da budur zaten. Şayet görünenin ötesinde kendisiyle uyuşabilen en ufak bir nitelik göremezse, sevgisi bu dış biçimden ileriye geçmez. Sadece bedensel bir arzu olarak kalır.Ne ki artık güzelin peşinde değiliz, sevmenin çilesine talip değiliz, hemen şimdi sevilmenin derdindeyiz. Güzel emek ister. Çabuk, zahmetsiz, bir tıkla sevilmek derdindeyiz şimdi. Sonra bir tıkla ayrılmak. Sevgiyi içimizde dinlendirmeyi beceremiyoruz. Çabuk köfte yiyenler, çabuk aşk istiyor.

Seks ve cinselliğin içi hızla boşaltılıyor. Eski zamanlarda bir yetişkinin tüm hayatı boyunca kurabileceği kadar ilişkiyi birkaç haftada kurmak mümkün oluyor. Kullan at ilişkiler gitgide yaygınlaşıyor. Akışkan modern dünyada her şey büyük bir hızla dönüşüyor. İnsan ilişkilerinde, özellikle ikili ilişkilerde kökten değişimler yaşanıyor. Akışkan modern dünyanın bireylerinin hayallerini süsleyen aşk gitgide ulaşması güç bir ideal haline geliyor. Akışkan aşk çağında aşkı bulmak ve elinde tutmak oldukça zorlaşıyor.

Kemal Sayar
(Gerçek Hayat, 27.04.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.