03 Mayıs 2016

Mirac Bahri I: Mustafa Başkan

Seyyidi kâinât, Hazret-i Fahr-i Âlem
Muhammed Mustafâ râ Salevât

Söyleşürken Cebrâil ile kelâm
Geldi Refref önüne verdi selâm

Aldı ol şâh-ı cihânı ol zamân
Sidre'den gitti ve götürdü hemân

Bir fezâ oldu o demde rûnümâ
Ne mekân var anda ne arz-u semâ

Kim, ne hâlidir, ne mâli, ol mahal
Akl ü fikr etmez o hâli fehmü hal

Ref' olup ol şâha yetmiş bin hicâb
Nûr-u tevhîd açtı vechinden nikâb

Her birisinden geçerken îlerû
Emr olundu Yâ Muhammed gel berû

Çünkü kâmûsun görüp geçti öte
Vardı erişti ol Ulu Hazret’e

Şeş-cihetten ol münezzeh Zül-Celâl
Bî-kem ü keyf ana gösterdi Cemâl

Zâten ol Sultân-ı mâ zâğal-basar
Eylemişti Hakk’a tahsîs-i nazar

Âşikâre gördü Rabb’ül-izzeti
Âhirette öyle görür ümmeti

Bî hurûf u lâfz u savt ol Pâdişah
Mustafa’ya söyledi bî iştibâh

Dedi kim mahbûb u matlûbun benem
Sevdiğin can ile mâbûd’un benem

Gece gündüz durmayıp istediğin
N’ola kim görsem Cemâlin dediğin

Gel Habîbim sana âşık olmuşam
Cümle halkı sana bende kılmışam

Ne murâdın var ise kılam revâ
Eyleyem bir derde bin türlü devâ

Mustafâ dedi eyâ Rabb’er-rahîm
Ey hatâ-buşu atası çok Kerim

Ol zâif ümmetlerin hâli n’ola
Hazretine nice anlar yol bula

Gece gündüz işleri isyân kamu
Korkaram ki yerleri ola tamu

Yâ İlâhi Hazretinden hâcetim
Budurur kim ola makbûl ümmetim

Süleyman Çelebi Hz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.