22 Haziran 2016

Itrî millet hayatını işaret etti


İstiklâl Marşı nasıl doğmuştur? Ne mânâ ifade eder ve millete nasıl bir vazife yükler? Bunlar günümüzde söylenen besteyle anlaşılan şeyler değil. Aslında bu bizim son İstiklâl Marşı’mızdır. Bu İstiklâl Marşı kaybedildiği takdirde bu topraklarda bir millet hayatı bahis konusu olmayacaktır. Ama daha önce, 17. Hıristiyan asrında Buhurizâde Mustafa Itri Efendi –sanıyorum ki efendidir. Çünkü “efendi”lik Osmanlı devlet idaresinde bir memuriyetin adıdır. Onun için “Bâki Efendi” deriz. Çünkü “Bâki Efendi”dir resmi makamı itibariyle. “Fuzuli Efendi” denmez çünkü Fuzuli devlet memuru değildir. Efendilik böyle hususi bir derece- Tekbir ve Salavatı bestelemiş olan sanatçıdır. 17. Hıristiyan asrında Osmanlı Devleti’nin artık zevâle başladığı ve eğer bir şey kurtarılabilecekse bunun ancak millet hayatıyla mümkün olabileceği şuuru 17. Hıristiyan asrında Itri’nin uhdesinde olduğu için hem Tekbiri hem de Salavat’ı bestelemiştir. Bu bütün İslâm âleminde kabul görmüş bir şeydir. Yani bütün Ümmet-i Muhammed’in tek bir millet olduğunu anlatan bir şeydir. Bizim asıl İstiklâl Marşı’mız Tekbir ve Salavat’tır. Ama gün o güne, zaman o zamana gelmiştir ki Müslüman milleti bugün Türkiye Cumhuriyeti devletinin milli marş olarak kabul ettiği… Ama İstiklâl Marşı doğduğu zaman Türkiye Cumhuriyeti yoktu. 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi İstiklâl Marşı’nı kabul etti. O zaman henüz Cumhuriyet ilan edilmemişti ve işgal atındaki İstanbul’da ecnebilerin esiri kabul edilen Halife’nin kurtarılması için Ankara’da açılan Meclis’in kabul ettiği marştır İstiklâl Marşı. Cumhuriyet rejimi İstiklâl Marşı’na borçludur, İstiklâl Marşı Cumhuriyet rejimine hiçbir şey borcu değildir.

İsmet Özel
23 Kasım 2013, Kızıltepe/Mardin
Tamamı için: İstiklâl Marşı Derneği

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.