16 Haziran 2016

Küre Yayınları'ndan yeni kitaplar

Müzik, hem tarihsel kimlik oluşumunu mümkün kılan ruh ve düşünce tavrının doğrudan tebarüz ettiği ritmik bir ifade, hem farklı milletleri ve kültürleri aynı ruh ikliminde buluşturan sihirli bir kudret, hem de oluşan birliğin ve üst-kimliğin belki de en önemli tarihsel hafızasıdır. Osmanlı-Türk kimliğini diğerlerinden farklı kılan özellik, bütün bu ilişkiler yumağını kuşatarak karakter kazandıran ruh ve düşünce tavrının merkezi hüviyette bir tarihsel kimlik iddiasına sahip olmasıdır.

Müziğin toplumu birleştirici ve dönüştürücü rolünün tarihsel bir perspektif içinde ele alındığı bu kitap, ana metin dışında, Türk, Süryani, Ermeni, Rum, Keldani, Kürt ve Yahudi müziğiyle ilgili yirmi üç söyleşiyi ihtiva ediyor. Çalışma, kendi müziklerini yine bizzat kendileri muhakeme eden her bir ismin değerli katkılarıyla meseleye etraflı bir bakış sunuyor.

Kitapta, ilgili röportajları okuyucunun cep telefonları ve tabletlerinde izleyebilmeleri için QR Code kullanıldı. Aynı şekilde bazı örnek müzik parçaları QR Code’lar sayesinde, hazırlanan internet sitesi üzerinden dinlenebilmektedir. Bu özelliği ile kitap, okuyucusuna sesli ve görüntülü interaktif özelliklere sahip bir okuma imkanı sunmaktadır.

Katkıda bulunanlar: Arda Ardaşes Agoşyan, Celâleddin Çelik, Fransua Yakan, Gabriel Aydın, Gönül Paçacı, Hristos Psomiadis, Karen Gerson Sarhon, Kevork Tavityan, Mehmet Atlı, Miltiadis Papas, Murat İçlinalça, Nişan Çalgıcıyan,Nuri Özcan, Ömer Tuğrul İnançer, Ruhi Ayangil, Sadettin Ökten, Safa Yeprem, Salih Bilgin, Selim Hubeş, Turgay Üçal, Vedat Yıldırım, Yakup Atuğ, Yalçın Çetinkaya.

Rıdvan Şentürk, Müzik ve Kimlik
Küre Yayınları, 432 Sayfa, 32 TL

Osmanlı Devleti’nin 17. yüzyılın sonundan itibaren Habsburg sınırında toprak kaybetmeye başlaması onu yeni savunma stratejileri geliştirmeye itmiş; temel politikanın yeni fetihler olduğu sınır bölgesi anlayışı yerini sahip olunan toprakları elde tutma siyasetine bırakmıştı. Bu değişim, Hristiyan dünyasıyla kuşatılmış bir bölge olarak en çok Bosna’yı etkiledi.

Bu kitap, Novili Ömer Efendi’nin Târîh-i Bosna adlı yazma eserinin çeviriyazısını ve eser, müellifi ve dönemin Bosna eyaleti hakkında bir girişi ihtiva ediyor. 1736-1739 arası yılları kapsayan yazma eser, Habsburg kuvvetlerinin Bosna eyaletine yönelik saldırılarını, Osmanlı valisi Hekimoğlu Ali Paşa’nın Bosna halkıyla birlikte bu saldırıları bertaraf etme mücadelesini ve buna bağlı olarak Avusturya topraklarına yapılan akınları anlatıyor. 1743’te Fransızcaya, 1789’da Almancaya, 1830’da İngilizceye çevrilen eserin tam metni Türk okurla ilk defa buluşuyor.

Novili Ömer Efendi, Tarih-i Bosna
Hazırlayan: Fatma Sel Turhan

Küre Yayınları, 135 Sayfa, 18 TL


Kâtib Çelebi hiç şüphesiz 17. yüzyıl Osmanlı kültürünün en meşhur şahıslarındandır. Çığır açmış eseri Keşfü’z-zunûn gibi, “Osmanlıların coğrafya literatürünün başyapıtı” unvanına sahip Cihannümâ’sı da, Mizânü’l-hakk yanında, hem İslam coğrafyasında hem de Batı Avrupa’da ciddi bir ilgiye mazhar olmuş, ilim ve fikir çevreleri tarafından birer referans kaynağı olarak kullanılmıştır. Bu çok yönlü bilim adamına olan ilgi derinleşerek devam etmektedir.

Avrupa kaynaklarıyla temasının, Kâtib Çelebi’nin düşüncesi, dünya tasavvuru ve metodu üzerinde nasıl bir etkiye yol açtığına özel bir önem atfetmek gerekir; bilhassa bir bilimdalı olarak coğrafyanın gelişimi ve metottaki muhtemel değişiklikler dikkate alındığında. Gottfried Hagen, Cihannümâ üzerinden bir 16. yüzyıl Osmanlı âliminin dönemini, çalışma tarzını ve bir eseri ortaya koyuş şeklini titizlikle incelediği bu çalışmasıyla, Kâtip Çelebi’nin Osmanlı düşünce dünyasındaki yerine ışık tutuyor.

Elinizdeki eser, ülkemizdeki Osmanlı-Türk düşüncesi araştırmalarına eklenecek kıymetli bir halka.

Gottfried Hagen, Bir Osmanlı Coğrafyacısı İşbaşında
Kâtib Çelebi’nin Cihannümâ’sı ve Düşünce Dünyası
Çeviren: Hilal Görgün

Küre Yayınları, 518 Sayfa, 45 TL

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.