08 Haziran 2016

Mahmud Erol Kılıç: "Sufinin de şeytanı boldur."


"Bir kâmil bul, peşine takıl. Mezhebini, milletini, memleketini sorma. Etiketlere takılma. Eskiler hep böyle yapmıştır, böyle yaşamıştır."

"Tıpkı trafikte polislerin bizleri durdurup alkol testi yaptırırken ‘üfle bakalım’ demesi gibi, 'yukarıya doğru' trafikte de promil katsayısına bakılır. Haram lokmadan 40 gün yoldan düşersin. Maneviyat yolculuğunda bir gün şıkıdık şıkıdım oynarsın, iki gün sonra küüüttt diye düşersin. Çok tehlikeli bir yoldur. Muazzez, yüce bir yoldur. Ama insanlarda kibir de yapabiliyor. Bir tür Yahudilik, seçkin olma hâli oluşabiliyor. Sufinin de şeytanı boldur. Her zaman dikkatli, son nefese kadar emin olmak lâzım."

"Tasavvufu putlaştırmayın. Dindarlar dinlerini, mezhepçiler mezheplerini, sufiler tarikatlarını putlaştırır. Tasavvuf diye diye tasavvufu tüketmemek gerekir. Bugün yemekten bahsettik diye şimdi biri çıkıp 'Esma ile diyet' kitabı yazabilir mesela. Şunu çekersen göbek gider, bunu çekersen göbek yaparsın gibi. Tasavvufun çakmaları çok. Çin malı tarikatlar var ve bunlar tarikat değil. Sahtelerinden sakınmak lâzım."

Mahmud Erol Kılıç
Yazının tamamı için: Dunyabizim

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.