13 Haziran 2016

Önce bestekâr, müzik adamı, sonra padişah: III. Selim



Türk mûsıkîsinin en büyük bestekârlarından Sultan III. Selim başarılı bir neyzen, tanbûrî ve şairdir. Tahta geçmesiyle sarayı devrinin şair ve musıkişinaslarının adeta cenneti oldu. Asrın büyük dîvân şairi Şeyh Gâlib Dede ile samimi dostluğu Sultan III. Selim'in mevlevîliğe ilgisini artırdı. Klasik Türk mûsıkîsinde çığır açan bir dahi olduğu için müzikologlar Sultan III. Selim hakkında "önce bestekâr, müzik adamı, sonra padişahtır" derler. Sûzidilârâ Âyin-i Şerîfi dışında durak, tevşih, ilâhi, peşrev, saz semâîsi, kâr, semâî, köçekçe ve şarkı formunda 100'ü aşkın eseri günümüze ulaşmıştır. Türk mûsıkîsİ sanatkârlarına daima destek olan Sultan III. Selim; bestelediği bir eserinden dehasını keşfettiği İsmail Dede'yi saraya alıp kendine musâhib (sohbet arkadaşı) ve ser-müezzin yapmıştır.

Türkân Alvan, M. Hakan Alvan, Saz ve Söz Meclisi, sf.159

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.