10 Haziran 2016

Oruç, sabır testisinin içini insanlıkla doldurmaktır


Oruç, güneşi gecenin içinde aramaktır. Aşmaktan kendimizi alamadığımız bütün sınırların öncesinde kavi durmaktır, kulluğunu bilmek, acz ile boyun eğmektir. Gemi azıya almış nefsi dizginlemektir. Dünyayı içimizden çıkarmak, hayata dünyadan daha büyük bir şey olarak bakabilmektir. Öfkeleri gömmek, ihtirasları kurutmaktır. Açlık ekmeğini hamd kâsesine banmaktır. Her can verileni Yaradan aşkına sevmektir. Bahaneleri aşmak, en kıyı ve köşelerine kadar engince insan olmaya durmaktır. Oruç, sabır testisinin içini insanlıkla doldurmaktır. Nimetin kıymetini bilmek, bu bilmenin dahi nimet olduğunu idrak etmektir. Aklı, mânânın önünde diz çöktürmektir. Ağırlıklardan kurtulup tüy gibi hafiflemek, kuş gibi kanatlanmaktır. Rahmetin kurumaz ırmaklarında yıkanıp arınmaktır. Oruç hız kesmek, yavaşlamaktır. Bütün kör koşulardan geri durmaktır. İhtiyat kuşanmak, tevekkül kokuları sürünmek, tevekkül libasına bürünmektir. İnsanlığımızın kumaşında açılan gedikleri istiğfar ipiyle yamamaktır. Benliğin sebep olduğu ne kadar arıza varsa üstümüzde, tek tek onarmaya çabalamaktır. İçinden çıkamadığımız girdapların içinden çıkmaya, bulamadığımız cevapları bulmaya niyet etmektir. Her anı, her nefesi hayırla tesbih etmektir. Uyurken bile ecirlenmektir. Oruç, kalubelaya geri dönmektir. Akdi tazelemek, ahde vefa göstermektir. Paslı kilitleri açmak, isli camları silmektir. Oruç yeniden bakabilmek, yeniden görebilmek, yeniden fark edebilmektir.

Gökhan Özcan
(Yenişafak, 09.06.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.