18 Temmuz 2016

Bülent Parlak: Vatanım, sevgilim, ey nazlı ülkem


Yıllar önce Arap baharı başladığında şunu demiştim: “Eyvah, Türkiye’ye savaş açtılar.

Vatanım, sevgilim, nazlı ülkemin kaderidir gözyaşı. Anadolu toprakları istilaların, medeniyetlerin, gözyaşının, büyük zaferlerin, yenilgilerin, şiirin, aşkın, terk edilmelerin, sahipsiz bırakılmaların, yiğitliğin toprağıdır. Biz savaşa doğarken başladık zaten.

İki gün önce yine denediler bizi yok etmek için. Beni, seni, ülkemi, topraklarımızı, bedenlerimizi, her şeyimizi. Hem de kendi askerimizin namlusuyla, tankıyla, uçağıyla, kurşunuyla.

Amerika Birleşik Devletleri, dünyayı kontrol ediyor yaklaşık yüz yıldır. Aslında olmayan bir ülke ABD. Dünya sermayesi nerede toplansa Amerika orası olacaktı; işte o Amerika ABD oldu.

Sermayenin yüzde 90’ı Amerika Birleşik Devletleri’nde ve bu sermaye sahipleri hem Amerika’yı hem de dünyayı istedikleri gibi şekillendiriyorlar. Bu çoğu zaman oldu, bazen planları Vietnam’daki gibi başlarına geçti.

Sermaye ne istiyor? Sermayenin tek derdi yürütülebilir bir varlığa, azalmayan ve daima artan servete sahip olmaktır. Bu kavgaların, bu bombalamaların, bu işgallerin tek sebebi bu daimiliği muhafaza etmektir. Bunun için milyonlarca insanın mağdur olması, milyonların, milyarların ölümü hiçbir zaman önemli olmamıştır.

Öldürürken veya işgal ederken her zaman aynı kuralları işletmişlerdir. Irkçılık, mezhepçilik, ayrımcılık, özgürlük, bağımsızlık ve benzeri birçok kavram. Amerika ve Batı kulağa hoş gelen ama kulağa hoş geldikçe bedeni yok eden kavramları insanlara kabul ettirmede gayet başarılıdır. Algı yönetimi, kültürel hegomanya, sinema, basın yayın yoluyla istediklerini her zaman gerçekleştirmişlerdir.

CIA, Mossad, MI5 gibi istihbarat örgütleri mahvetmek istedikleri ülkeleri, işbirlikçileriyle her zaman işgal etmeyi çoğu zaman başarmışlardır. Sıra Türkiye’dedir.

CIA’nin çalışma yöntemi çok basittir. Kaşınacak yer neresiyse orasını itinayla şaha kaldırır. Ve bizler hiç farkında olmadan ya kaşıyan ya da uyuza düşenler oluruz. Yapmamız gereken ikisine de başkaldırmaktır. Ne kaşıyan olacağız ne uyuz.

Şu anda Ortadoğu’da olanların şekil olarak özeti budur.

Ne yapmalıyız?

Devamı için: İzdiham

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.