21 Temmuz 2016

Dinler ve ideolojiler

Darbeci askerlerin tankı karşısına dikilen çelimsiz adam.
5 Haziran 1989, Tiananmen, Çin.
Şu gerçeği gözden ırak tutmamak gerekir: Farklı şekillerde yorumlanıp ideoloji olarak kurgulanan dinler de din gibi kurgulanan ideolojiler de terör ve vahşet üretebilir ve mutlaklaştırılan bu yorumlar son derece kıyıcı olabilir. İnandığı fikrin tek ve değişmez gerçek olduğuna, dolayısıyla bütün insanların bu gerçeği kabul etmesi gerektiğine inanarak kendi içine kapanan adam, hedefe kilitlenmiş bir silah gibidir ve birileri tarafından rahatlıkla kullanılabilir.

...

Büyük ümitler ve idealler, güçlü silahlara sahip olmasa bile, son derece cür’etkâr hareketlere yol açabilir. Hatta ümitle dolu insan basit kelimelerden ve nesnelerden bile kuvvet alabilir; bir slogan, bir kelime, hatta bir rozet onu harekete geçirmek için yeterlidir. Bir milletin ölüm kalım savaşında olumlu değerler yaratabilecek böyle bir inanç, başka şartlarda, insanlık dışı sonuçlar doğurabilir. Zor zamanlarda bu yolla harekete geçirilen kitleler, şartlar değiştikten sonra kontrol edilemezse istenmeyen durumlar yaşanabilir. Afganistan’da işgale karşı bağımsızlık savaşını yönlendiren inancın, işgalden sonra nasıl kıyıcı, vahşi bir iç savaşa yol açtığına hep birlikte şahit olduk.

Beşir Ayvazoğlu
(Karar, 21.07.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.