18 Temmuz 2016

Dücane Cündioğlu: "Kendi iradesine sahip çıkan bir halk namluya boyun eğmez."

Türkiye demokrasiyi bir gecede kazanmadı, bir gecede kaybetmemeli. Kendi iradesine sahip çıkan bir halk namluya boyun eğmez. Demokrasi halkın ortak iradesinin ürünüdür; bu iradenin sivil ya da askerî hiçbir parçası o iradenin tümüne boyun eğdiremez. Düşünmenin eşlik etmediği her inanç şiddet yüklüdür. Mazlumu zalim yapmak istiyorsan eline adalet terazisini ver. (Mağduriyet duygusu insanda öncelikle 'muhakeme' yetisini zaafa uğratır.)

Demokrasi halkın bir kısmının değil tamamının "yaşam" hakkı korundukça sıhhat kazanır; çokluk ve farklılık zaaf değil, bizzat güçtür.

Darbe girişiminin amacı, doğrudan devlet yönetimine el koymaktan öte içsavaşa yönelik derin bir yarılmanın hazırlığı olarak görünüyor. Tehlike geçmedi, halkı birbirine düşürmek için her yol denenebilir. Böyle dönemlerde kraldan fazla kralcılık yıkıcıdır. Biraz basiret. Ucuz ayrımcı söylemler namluların yapamadığı bozgunculuğu yapar, âgah olmalı, zira içbarış halkın genel iradesine hürmetle sağlanır. 

TBMM bombalanmakla halkın demokrasi bilincine kastedildi. Hasarlı bölmeler/nesneler titizlikle korunup halkın ziyaretine açık tutulmalı. 

Asıl fesad artçı sarsıntılarda saklanır.

Demokrasinin bozulması daima ya tiranlıkla ya anarşiyle sonuçlanır. Biraz basiret ve firaset. Cahil takımının adalet'ten anladığı en ilkel anlamıyla "intikam", oysa bugün bizim daha çok akla ve daha çok sevgiye ihtiyacımız var. Aydınlıktan yarasalar, kardeşlik çağrısından çakallar rahatsız olur. Sahipleneni az diye hakikate hürmet etmekten vaz mı geçeceğiz? Besmele-i şerifede ilahî kudreti temsilen "Allah" lafzı rahmet'ten türeyen iki sözcükle dengelenir: Rahman ve Rahim. Rahmet rahmet rahmet.

Dücane Cündioğlu
twitter.com/ducane

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.