22 Temmuz 2016

Fatma Barbarosoğlu: "Yol haritası sunacak sosyal bilimcilerimiz yok."


Soru şu: “Temmuz Direnişi”, “mahalle baskısı” ve “melez desenler" üzerinden okunabilir mi/ydi?

Ya da şöyle söyleyeyim, darbe olduğunda milli bir duruş sergileyen muhalefet partileri Türkiye'de muhalefetin varlığını dolu dolu ispat ederken; söz konusu gelişen dünyaya ayak uydurmak olduğunda neden bocalıyorlar?

Neden iktidara karşı analitik, eleştirel bir dil inşa edemiyorlar? Çünkü onlara yol haritası sunacak sosyal bilimcilerimiz yok. Daha sonra CHP milletvekili olan Prof.Dr. Binnaz Toprak neden kimlikçi yaklaşımların tuzağından kendini kurtaramadı ve “endişeli modern” olmanın bir adım ötesine geçemedi?

Velhasıl; daha demokratik, daha şeffaf, bireylerin birbirine saygı mesafesinden baktığı bir ülke olamıyorsak bu konuda sosyal bilimcilerin günahı/vebali çoktur. Onlar toplumun değişen çehresini dert etmedikleri için ekranlar komplo teorilerine, birbiri ile kavga ederek ekran sırasını savuşturmaya kalkan “analist”lere emanet.

İktidar ile muhalefetin birbirine ve topluma karşı konumlanışında var olan dengesizliğin kaynağını Türkiye'de Fen Bilimleri ile Sosyal Bilimler arasındaki dengesizlikte arayalım. 

Bu durumu aşmak için İmam Hatip Liselerinin değil Sosyal Bilim Liselerinin sayısının arttırılması gerekiyor. Bahsettiğim niceliksel değil niteliksel bir artış.

Fatma Barbarosoğlu
(Yenişafak, 22.07.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.