22 Ağustos 2016

Devlet ve Hikmet


Devlet, kendini hikmete açarak adaleti ikame eder.

Nitekim Selahaddin Eyyubî'nin oğlu Melik Zahir hakkında anlatılan bir anekdot hikmet-siyaset ilişkisi bakımından aydınlatıcı işleve sahiptir. Olay H. 613'te Halep'te geçer: Birisi aleyhinde yalan söyleyen ve sonra yalanını itiraf eden bir kadın getirildi. Melik, Kadı İbn Şeddad'a “Bu kadına ne ceza gerekir?” diye sordu. Kadı, “Te'dip gerekir” dedi. Melik dedi ki: “İslâm (fıkhı) gereği kamçı ile vurulsun ve siyaseten de dili kesilsin.” Kadı İbn Şeddad O'na dedi ki: “İslâm (fıkhı), kâmil siyasettir; onun ötesine geçen bir uygulama kadına zulmetmektir.” Melik Zahir, başını eğip düşündü; sonra kadın te'dip edildi, dili de kesilmekten kurtuldu” (Asım Cüneyd Köksal, Fıkıh ve Siyaset, Klasik Yayınları, 2016: 64-65). Görüleceği üzere siyaset, İslâmî fıkıhla tamamen uyum içinde olmalıdır, şahsi bir garaza yol vermemelidir. Ceza, suçun büyüklüğüne denk olmalıdır.

Melik Zahir ile Kadı İbn Şeddad arasındaki nazar farkı yasa/hukuk ile adalet-hikmet arasındaki mesafeden kaynaklanmaktadır. Zalime, mücrime hak ettiği cezayı vermek adalettir.

Böylece “yasa” ile “ahlâk” arasında, hikmet'e doğru “yükselen” bir “araf-aralık” oluştuğunu söyleyebilecek duruma gelmiş olduk.

Yasa'nın şiddetini doğal hukuka mutabık yaşayarak (ahlâkla) dengeleyen millet, bir hikmetle yaşamaktadırlar. Hikmetle yaşamak asalettir.Kant'a göre insanın saygınlığı, spontan bağımsızlığında değil, ahlâka boyun eğmesinde [sujetion] yatar”(Nancy). Sabrın sonu selamettir.

Devletsiz bir dünya, dünyanın hiçbir yerinde inşa edilememektedir. Bir millet olamayan toplumlar devlet de kuramazlar. Devlet, milletten doğmaktadır. Devlet, milletin ahlâk, adalet, fazilet değerleriyle ölçülür.

Devlet otoriteli iradedir. Hz. Süleyman (as), otoriteyi temsil ediyordu. Bastonuna dayanmış halde ve sükûtla devlet yönetiyordu. Fakat bu otoritenin hikmetle barışık olduğunu kıssadan anlıyoruz. Hz. Süleyman (as) için “mesuliyet dağıtıcısı hikmetli otorite”; devleti için “otoriteli azamet” diyebiliriz. Hz. Süleyman'a otorite ile birlikte hikmet de verilmişti: “Biz bunu (hükmü) Süleyman'a kavrattık, her birine hüküm ve ilim verdik” (21 Enbiya 79). Hz. Süleyman (as) bastonuna dayanmışken vefat etti, öldüğünü kimse anlamadı. Bunu baston kırılınca anladılar. O'nun ölüm zamanından bastonun kırılışına kadar devleti kim yönetti? Mesuliyet.

Millet, hikmetle seferber edilmiş mesuliyettir. Hâkimiyetin mesuliyetle yaşatıldığı her yerde “hikmetli millet” ve “adalet devleti” vardır.

Lütfi Bergen
(Yenisöz, 22.08.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.