11 Ağustos 2016

İlahiyat camiası göreve

Çizgi: Erhan Yalvaç
Fetullahçılığı ortaya çıkaran dinamikleri tespit etmek için benzer yapılara göz atmakta fayda var. Günümüzün en popüler dini yapılarına mesela... IŞİD gibi, el Kaide gibi... Hayır, bunlara pek benzemiyor bu yapı diyebilirsiniz. Dışarıdan bakınca öyle. Ama bunları üreten toplumsal süreçler çok farklı sayılmaz.

Sadece sosyo-ekonomik şartlara bakarak sağlıklı analiz yapamayabiliriz. Toplumdaki geçerli ve yaygın din anlayışının gediklerinden, boşluklarından yol bulup geçmiş olması gereken yapılar bunlar. Mesele tek başına eğitim olamaz, tek başına sosyoloji de olamaz diye düşününce IŞİD, el Kaide gibi örgütlerde yönetici konumunda olan mühendisler, doktorlar Fetullah’ın emrinde kendi halkını bombalayan havacı generallerin zihniyet dünyasını anlamak için model oluşturabilir.

Diyeceksiniz ki oralarda şekilci bir din anlayışı var, kadercilik var, bizimkinden çok farklı bir zihniyet geleneği var. Emin misiniz diye soracağım ben de size.

Mahşer günü sorgusuz sualsiz cennete girecek tek cemaat” olduklarına inanan bir grup toplumdaki din anlayışı müsaade etmese ortaya çıkabilir miydi?

Cennetimi feda ederim hocaefendim için” diyen şakirtler, “icabında ahiretimi yakarım” diyebilen ruh haline ve itikada sahip “okumuş çocuklar” nasıl ortaya çıktı?

Gülen’in istediği an Peygamberimizle yakaza halinde görüştüğüne inanan yüzbinlerce insan hangi iklimde yetişti?

Bu sorulara cesaretle cevap verebilmemiz lazım. Diyanet, evet, FETÖ’nün “İslam dışı” olduğunu açıkladı. İsabetli ve cesur bir açıklama. Din adına sahte kanıt üretip iftirayla masum insanların hayatını söndüren, din adına kasetle şantaj yapan, din adına sınav sorularını çalan, din adına sivilleri bombalayan yaratık sürüsüyle aynı dinden olmayı kim kabul eder ki?

Ancak, buna rağmen, İslam’ın özüne aykırı bir yapının geçmişte toplumun küçümsenemeyecek bir kısmında İslam adına kabul görebilmesi yalnızca cehaletten değil, esasen o toplumun İslam anlayışında problem olmasındandır diye düşünmek durumundayız.

Sözünü ettiğim problemin ne olduğunu veya neler olduğunu açıklamak bir gazete yazısının sınırlarını aşar. Bana sorarsanız gerek bu konuda gerekse benzer başka konularda mensuplarından pek azı cesaretle ortaya çıkıp konuşabilen ilahiyat camiasına görev düşüyor.

İbrahim Kiras
(Karar, 11.08.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.