22 Ağustos 2016

Yeni zamanların insanı


Modernliğin insanın varoluş hikmetini kavramak gibi bir derdi yok, hiçbir zaman da olmadı. Bu, modernliği kabul edilemez kılan en temel sebep...

İnsanı salt sosyal alanın bir parçası, ekonomik döngünün basit bir unsuru gibi gören yeni dünya, insanın kendi varlık hikmetini aramaya yönelebileceği her türlü tenhalık ihtimalinin üstünü çizmiş, kendiyle konuşan insanı en başta mahkum etmiştir.

Bu yeni dünyada insan, sosyal düzenin bir işçisi, üretim çarkının bir dişlisi ve tüketim ateşinin odunu olmakla yükümlüdür. Ruhsal ihtiyaçların sebep olduğu her türlü arayış modern süreçleri aksatabileceği için hiçbir şekilde kabul edilemez, göze alınamaz. Çünkü insanın içine yönelişi, modernliği var eden madde dininin temelini kökünden sarsabilecek duyguları açığa çıkarabilir. Yeni zamanların insanı, kendi başına düşünebilen, kendince hissedebilen bir yapıya asla sahip olmamalıdır. O, kendi yalnızlığından korkan, huzuru ancak sürüsünden ayrılmamakla elde edebileceğine inanan insandır. Çözülmesi gereken bilmeceleri sadece kitlesel döngünün içinden seçen insandır. Kendi gizlerine bakmayan, bakamayan, iç dünyasının sırlarına kapalı insandır.

Gökhan Özcan
(Yenişafak, 22.08.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.