21 Eylül 2016

Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse


İslam dünyasının kendi arasında sağlam bir kültürel etkileşim oluşturamaması üzerine tebliğ hazırlarken gördüm ki edebiyatımızdaki kopukluklar resim, sinema, müzik ve sanatın her dalında hüküm sürüyor.

2013’te İhsan Kabil’in büyük emeklerle hazırladığı Gelişen Ülkeler Film Festivali’ne katılan Müslüman yönetmenlerin çoğu bir tek Türk filmi izlememişti, biz de onları takip edememiştik açıkçası. Festivalin başlığındaki “çok yakın çok uzak” tanımı tamamıyla mevcut durumumuzun bir yansıması. Kültürel olarak bu kadar yakın olan halklar ve sanatçılar birbirini sanatın insani atmosferi içinde daha yakından ve oylumlu tanıma imkanından yoksun.

Ülkemizin ve Orta Doğu’nun parçalanmasına duyulan korkuyu sadece silahla ortadan kaldırmak mümkün değil, bunu deneyimledik. Coğrafi haritanın parçalanmasından önce ortak değerler ve birlikte varoluş tasavvuru derin yara alıyor. İç içe geçmiş tarihlerimizin edebiyata yansımış inceliklerini okumaktan mahrumuz. Herkes kendi gettosunda kendi hikayesine kulak kesilmiş sadece.

PKK’nın mesela bu yönde açtığı uçurum silahla verdiği zarardan fazla. Orta Doğu’da en büyük müşterek değer darbelere, tiranlara, baskılara, ayrımcılıklara karşı durmak için önüne her sandık konmasında uzlaşmayı, barışı, bir arada yaşamayı seçen milyonların varlığı. Çoğunlukçu değil çoğulcu, edilgen değil katılımcı, dinamik bir millet iradesinin yanına güçlü bir kültürel iletişimi, halklara mal olacak eserleri, dilden dile aktarılacak sanatçıları eklemek şart.

Belki o zaman birimize yönelen saldırı somutlaşır, hepimize yapılmış sayılır ve sulh ve salah için siyasal ve toplumsal talepleri görmezden gelmeden insan insana oturup konuşabiliriz. Kaderimizi kör bir şiddetten başka işlevi olmayan örgütlere teslim etmek yerine fani dünyanın aynı coğrafya ve kültürün içinde yüzen fani insanları olarak ötekinin hakikatine eğiliriz.

Yıldız Ramazanoğlu
(Karar, 21.09.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.