06 Eylül 2016

Bu sınırlar düşmanlarımız tarafından çizilmiştir


Bu sınırlara bizim tarihimizde Misak-ı millî sınırları denir. Aslında sınırlar bizim tarafımızdan çizilmiş değildir. Bu sınırlar düşmanlarımız tarafından çizilmiştir. Bu sebeple bir gün kuvvetlendiğimizde, bu sınırları yeni bir sorun hâline getirmemiz en tabii hakkımızdır. Tabii ki düşmanlarımız, bu sınırları da çok görüyorlardı bize. Ve bizi doğuran ana olan Anadolu’yu paramparça etmek istiyorlardı. Bu yüzden bildiğiniz gibi işte, bir Ermenistan kurmak ve Batı Anadolu’yu, İstanbul’u bir çok yerleri de paylaşmak için Sevr’i hazırlamışlardı. Fakat milletimizin direnişi ve bununla, artık şu sınırlardan içeri bir adım atarsanız, son ferdimize kadar can veririz, yine sizi içeri sokmayız; en zayıf zamanımızda, en güçsüz durumumuzda yere serildiğimiz şu anda bile, bu sınırlardan bir adım daha attırmayız; bunu yaptığınız taktirde, biliniz ki, bu memlekette yaşayan en son ferde kadar herkes canını verecektir, demek isteyişimiz durumu değiştirdi. Doğacak kaybı göze alamayan Batılılar, aralarındaki anlaşmazlıkların da tesiriyle, bizim bu hudutlarımıza razı oldular.

Fakat dikkat ederseniz o hudutlarda bulanık çizgiler de kaldı. Meselâ; biz Musul ve Kerkük’ü istiyorduk. Halbuki, Batılılar, buna asla razı değillerdi. Büyük mücadeleler oldu. Fakat sonunda, Musul ve Kerkük verilmedi bize. Şimdi bakıyoruz, bu kadar yıl sonra bizi o sınırdan zorluyorlar. Düşmanlarımız, bizi Musul ve Kerkük sınırlarından zorluyorlar. Demek ki, Musul ve Kerkük’ü o zaman vermemiş olsaydık, şimdi Güneydoğu sınırımız kolay kolay zorlanmayacaktı.

Sezai Karakoç, Çıkış Yolu I: Ülkemizin Geleceği (İki Konferans)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.