07 Eylül 2016

Her koldan saldırıp Anadolu irfanını yok etmeye çalışıyorlar


Bugünlerde silsilesi, geleneği, tasavvufi kökeni olmayan ismi cemaat ama içi cerahat bir taşeron haçlı - Siyonist ortak yapımı bir güruh üzerinden İslamın neşvesi olan tasavvufa, tasavvuf ve irfan hamuru ile yoğrulmuş, özünde kâmil insan yetiştirmekten başka gayesi olmayan (her ne kadar sekülerleşenleri olsa da geneli bağlamaz) tarikatlara saldırılmaktadır. Tarikat bir yoldur, varabilene. İnsan-ı kâmil yetiştirmektir tek gayesi. Peygamberler ile başlar veliler ile devam eder.

Ancak bu gün görmekteyiz ki, bu İslami neşveye bir takım sözde İslami akımlar da düşman. Sözüm ona alimler. Sözde İslami akım dedim çünkü kendileri bir başka projenin mahsulleridir. İbni Sebeler her yüzyılda bulunur. Haçlı ve Siyonist boş durmaz. Kaleyi içten fethetmenin bin türlü yolunu arar. Bu gün de sünneti yok sayan Kur'an Müslümanlığı gibi söylemler ile ortaya çıkanlara soruyorum:

"Sizin peygamberiniz kim?"

Bu Kur'an Müslümanları IŞİD'in kardeşleri. Ama maalesef bizim gençlerimizin bir çoğu da farklılık adına bu düşünce sistemlerinin peşine takılıp dedesinin irfanına düşman oluyor. İslamı şekilsel boyutta yaşayıp, derununa dalamıyor. Kardeşler, dedeniz nasıl namaz kılıyordu, ellerini nasıl bağlıyordu? Siz de öyle bağlayın. İthal mezheplere takılıp kendi vatanınıza-irfanınıza düşman olmayın.

Her koldan saldırıp Anadolu irfanını yok etmeye çalışıyorlar. Çin'den Maçin'e biz bu irfan ordusu ile gittik. İnce uçsuz bucaksız gönüller fethettik.


Bu gün mahallemizin içinde misyonerler cirit atıp irfanın başkenti bir beldede aleni kilise açıyor.

Ey Kur'an Müslümanları enerjinizi Müslümanlar ile uğraşmak yerine bu misyonerler ile uğraşmaya harcasanız ne olur? Ne olacak dayak yersiniz abilerinizden?! Ne de olsa onlar da sizin çocuklar.

Ey Müslümanlar! Yıllarca Feto'ya "papaz" dedik "neüzubillah" dediniz. Feraset diye bir şey kalmamış Müslümanlarda. Halbuki Kutlu Nebi ne der:

"Müminin ferasetinden sakının. O bakınca Allah'ın nuru ile bakar."

Aa, tabi sünnetten arındırılmış idi sizin Müslümanlığınız. Peygamber yolundan çıkanlara hitap etmez bu söz. Onlarda feraset ne gezer. Bir yapıyı, bir papazı tanıyamaz duruma düşer, avlanırsınız işte böyle gafilce.

İşte bu günde kılavuzunu kargadan seçen siyasilerimize diyeceğim tek çift söz şu:

İrfan ehlini bulun, yoksa burnunuz boktan kurtulamadığı gibi vatanı ve milleti de tehlikeye atar sonra da bu mankurtları temizleyeceğiz diye uğraşır durursunuz.


Bakın, yıllarca laik düzen, dini "üfürükçülük" olarak karalayıp lanse etti. Duayı karaladı, halbuki Rabb'imiz "Dualarınız olmasa neye yararsınız?" buyurur. Bir misyoner kilisesinde cama yapıştırılan ilanlara bakın. Hastalara dua okunurmuş. Peki bizim ilahiyatçı hocalarımızın büyük çoğunluğunun bile bid'at gördüğü dua ile şifa isteme neden bir Hristiyan tarafından yapılınca medeni kabul ediliyor?

İlahiyatlar, diyanet! Kendine gel... Dedelerinin irfanını kapı dışarı ettin 90 yıldır. Bu hale geldin... Yoksa siz de mi proje ürünüsünüz? İnsanın aklına her şey geliyor. Aklımıza gelmeyenlerin başımıza geldiği şu günlerde.

İstikameti şeriat, kılavuzu irfan olanlar ancak müstesna...

Mikail Türker Bal
twitter.com/mikailturkerbal

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.