27 Eylül 2016

İnsanın çöpleşmesi, ruhun çölleşmesidir


Kiralık iş gücünün gelişmesi ve iş piyasasının ortaya çıkmasıyla, iş gücü arz ve talebi dengesizleşti. İnsan bolluğu fikri kök saldı ve yapısal işsizlik kavramı ortaya çıktı. Gereksiz insanlar son derece modern iki meşgalenin, düzen oluşturma ve gelişmenin çöpü ya da ikincil zayiatıydı artık. Bazı üçüncü dünya şehirlerinin kenarlarına kurulmuş bulunan çöp mahalleler, modern düzen ve gelişim izleğinde yer alamayan bireylerin nasıl kusulduğunu, şehir hayatında dahi onlara bir yer bulunamadığını gösterir. Buralar suçun kol gezdiği ve bildik şehir kurallarının işlemediği yerlerdir. Depresyonun bir ruhsal rahatsızlık olarak neredeyse salgın boyutuna tırmanması da, hız ve verimlilik ekseninde işleyen modern kapitalist çarkın giderek daha çok insanı öğütmesinden kaynaklanıyor. Bu çarkta bir dişli olamayan insan çöpleştiriliyor. İnsanın çöpleştirilmesi, maddi değerlerin her şeyin mihveri olduğu bir dünyada, ruha vurulan son darbedir.

İnsanın insanlıktan çıkarılması FETÖ, PKK, DAİŞ ve benzeri terör örgütlenmelerinin de temel umdesidir. Kişinin kendi hayatını bile isteye çöpleştirmesi diyebiliriz buna. Kişinin bireysel varlığının bütün soru ve gerilimlerinden yüz geri edilerek bir mekanizmanın dişlisi haline getirilmesi, ancak onun kişiliksizleştirilmesiyle mümkündür. Soru soramayan, kötülüğe itiraz edemeyen ve ancak mensubu olduğu grup varlığının bir aksamı olarak varlık gösterebilen kişi zaten çöpe dönüştürülmüştür. İşlevini tamamladığında kaldırılıp atılacak, yeri geldiğinde feda edilecek bir çöp. Bireylikten çıkarılma kişinin kendi hesabına düşünmesini önler. Bundan sonra o kişi grup düşüncesini, kendisi yerine düşünülmüş ve ona ezberletilmiş olan ortak ezberi kendi fikri olarak benimser. Duygu ve ruh dünyasını habis narsisizmden mustarip, kibirlerinin akıllarını eksilttiği kişilere emanet vermekle iradi bir varlık olmaktan çıkar ve kendi kendisini çöpleştirir. Çöp, çöplüğünü ancak tedavülden kaldırıldığında idrak edebilir.

İnsanın çöpleşmesi, ruhun çölleşmesidir. Ruhun çorak ülkesinde mefkûre ve adanmışlık değil, kısa vadeli menfaat vardır. Dolayısıyla kendini çöpleştiren bir insan grubu da şu veya bu ideolojinin etekleri altına sığınarak oradan kendilerine dünyalık devşiren nebbaşîn takımıdır. Onları twitter âleminde, mitinglerde en ön saflarda cengâverlik yaparken görürsünüz ama uyduruk kahramanlık hikâyeleri kısa vadeli bir çektir, anında menfaate çevrilmek ister. Kimi ruhların yükselerek bize bir ülke verdikleri bu mübarek toprakta, çalan, çırpan, topraktan rant yaratmak isteyen, uyanık mürailer sadece burada kalmak ve doymak bilmez bir iştahla talan etmek ister. Bir çöpe dönüşmüş hayatları o kadar fena kokar ki yanlarına yaklaşmak istemezsiniz.

15 Temmuz bana göre insanın çöpleştirilmesine de bir isyandır, insanı bozan ve fıtratından uzaklaştıran bütün iğva düzenlerine karşı, şiirsel bir ‘isyan ahlâkı’dır. İnsan iradesini gasp eden ve insanı/vatanı çöpleştirecek bir işgal hareketine karşı ruhun güzelliğini bayrak edinen bir büyük dalgalanış. Bize düşen görev, hayatın ve insanın çöpleştirilmesine karşı durmak ve toprağı, insanı, inancı kirleten her ne varsa onunla savaşmaktır. İnsan bir çöp değildir.

Kemal Sayar
(Gerçek Hayat, 26.09.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.