27 Eylül 2016

Kudüs İsrail'e verilecek bir seçim rüşveti değildir


Trump'un dillendirdiği, her tür insani değer ve kutsalı hiçe sayan söylemeleri Netanyahu ile görüşmesinde iyice çığırından çıktı. Seçildiği takdirde Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyacağını açıkladı.

...

Kudüs İsrail'e verilecek bir seçim rüşveti değildir. Kudüs ne sadece İslamcıların, ne Filistinlilerin hatta Arapların meselesi olmaktan ibaret değildir.

Hatta Kudüs sadece Müslümanların meselesi de değildir.

Kudüs Müslümanların olduğu kadar Hıristiyan dünyasını da ilgilendiren, siyonist sömürgecilerin işgali altındaki kutsal şehirdir.

Bu nedenle İsrail'in tek yanlı ilan ettiği başkent olma iddiası başta Amerika olmak üzere dünya tanıma cesareti gösterememiştir. Trump'un masaya sürdüğü Kudüs kartı, ne siyasi ne de hukuki olarak tek yönlü alabileceği, oldubittiye getirilecek bir karar olmasının çok ötesindedir.

Derin sessizliğe, dağınıklığa ve rehin alınmış siyasi iradelere rağmen İslam dünyası için Kudüs karşılığı olmayan hamaset konusu değildir. Ve sadece Filistin-İsrail çatışmasıyla sınırlı bir mesel de değildir.

Siyonist sömürgeciliğe karşı çıkmayı antisemitizm, Kudüs davasını dillendirmeyi “İslamcı terörizm” olarak algılanmasını isteyenlerin tüm algı operasyonlarına, bölgedeki Müslüman aktörlerin olanca kayıtsızlıklarına rağmen bu coğrafyanın şahdamarı Kudüs'tür. 

Netanyahu hazır Amerika'ya gelmişken emperyalizme övgüler düzmekten de geri kalmamış. Avustralya başbakanına, ülkemiz dediği Filistin'i Osmanlı hakimiyetinden çıkardıkları için müteşekkir olduğunu söylemiş. Tabii bunu tüm reel gerçekleri altüst eden bir dille yapıyor. Sanki dedeleri bu topraklarda doğmuş, kimsenin yaşamadığı Filistin de Osmanlı işgalinde arazi parçasıymış gibi bir dil. Anzakların bile Britanya emperyalizmine alet olmaktan utandıkları bir dönemde sömürgeci-işgalci dille meşruiyet sağlayamaya çalışmanın ahlaki sınırı ne olabilir ki? Diğer tarafta küresel emperyal güç olarak Amerika'yı yönetmeye kalkanların siyonist sömürgecilere rüşvet yarışına girmeleri de dünya düzeninin ahlaki yapısını gösterir.

Akif Emre
(Yenişafak, 27.09.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.