08 Eylül 2016

Türkü söyler gibi ileri atıldık


Herhangi bir davranışımızın nedenleri konusunda kendi söylediklerimize bile “evet, tam da budur” diyemeyiz. Kitlesel tepkilerde durum daha da karışıktır. Bu kez işin içine “biz” girer. Siz bakmayın anketlerde ne dediğimize, 15 Temmuz'da ölümü hiçe sayarak koşmamızın asıl nedeni şuydu: Biz'i “biz” yapan neyse, onu korumaya çalıştık. Burada yaşadığımız hayatın bize verilmesine karşı duyduğumuz minnetti, bizi yollara düşüren. Gelecek nesiller de, çocuklarımız da bu hayattan nasiplensinler, onu daha da ileri götürsünler istedik. Kime mi karşıydık? Burayı, buradaki hayatımızı ele geçirmek, yıkmak, talan etmek, bizi birbirimize düşürmek isteyenlere, düşmana… Hepimiz düşmanın temsilcisinin FETÖ olduğuna emindik. Onlar, hiç fark etmiyordu ama hangi adımı atsalar, hangi hile ve desiseyi yapsalar, 40 yıldır hesabını sormak üzere bir kenara zaten yazıyorduk. FETÖ, tek başına değildi, arkasında “biz”e karşı olan kuklacılar vardı. Hepsi, bizim için muhannetti. “Kadir Mevlâm senden bir dileğim var/Beni muhannete muhtaç eyleme/ Yedi deryalara gark eyle beni /Yine muhannete muhtaç eyleme”… Türkü söyler gibi ileri atıldık. Topuna birden karşı koyduk, hepimiz için, burası için, buradaki ortak hayatımız için…

Erol Göka
(Yenişafak, 08.09.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.