03 Ekim 2016

Bir evden geriye ne kalır?


Ceviz ağaçlarının fotoğraf çektiğinden söz edilir halk arasında. Aşağı Sütlü, Gölügsür olarak çağrılırken de o ağaç oradaydı; yüze yakın yaşıyla neler kaydetti acaba… Kuzeybatı tarafı, bereket demekti Refahiye’de. Aşağı Sütlü, annemin köyü. Oralı değil ailesi, ama dedem öğretmenlik yaparken yerleşmişler. Tatillerde giderdik. Bahçelerin yeşil tonlarının ışığı kalmış aklımda, bir de güzelim işlenmiş tavanları, yüklük olarak kullanılan dolapları, bir köşesindeki açılıp kapanan bölmesi banyo olarak kullanılan sedirler. Turgut Cansever’in “tektonik mimari” olarak tarif ettiği, kendi içinde hareketli planlar oluşturarak genişleyen, böylelikle kalabalık nüfusu ve misafiri barındırma kabiliyeti kazanan evler, “İkinci Milli Üslup” akımıyla hafifçe ve şeklen hatırlanır gibi olduktan sonra kendi hallerine terk edildi.

Yüzlerce yıldan bu yana Orta Asya’dan getirilen ve Anadolu birikimiyle harmanlanan teknolojinin eseri güzel evler, yeşil bahçeler, bağlar, çardaklar birden yok oldu heyelan alanında. Teyzemin kızı Nazan, bu yokluğun üzüntüsünü dile getirdi yazışmalarımız sırasında. Bazı evler ayakta görünse de yaşanılamayacak vaziyette. Halk konteyner evlere geçmek için, daha önce kullanılmış olan kırıklı çıkıklı konteyner evlerin tamir edilmesini bekliyor. Kimisi çadırda geceliyor, kimisi geceleri komşu köylerdeki yakınlarına gidiyor. 1962 yılında İskender Şahin eniştemin yaptırdığı ev yaşanamaz halde. Eşyaları bahçedeki ceviz ağacının yanına kurulan çadıra taşıdılar. Fotoğrafta Azize teyzemin oğlu Faruk ceviz ağacının altında gazete okurken görülüyor. Bir evden geriye ne kalır? Elbette hatıralar. Yer yarıldı ve kuşaklar boyu akıp giden hatıraları içine çekti.

Ancak ceviz ağacı hâlâ orada ve fotoğraf çekmeye devam ediyor. Günün birinde o fotoğrafları keşfedecek bir teknolojiye de ulaşılır belki. “Geriye kalan aslında ne olmalı?” Bu soruyu olağan hayatımızın akışında hep aklımızda tutabilsek keşke…

Cihan Aktaş
(Gerçek Hayat, 03.10.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.