TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

11 Ekim 2016 Salı

Kalbini bu toprağın kalbine bitişik tutanlar sever bu yurdu


Bugünlerde ne çok işitiyoruz o sözleri, başka bir yurt bulmak isteyenler çıkıyor kendilerine, memleket çok kötü diyorlar, gidelim, terk edelim bu belirsizliği. ‘Nereye gidersen git’ diyordu Cemil Meriç, ‘bulacağın aydınlık zihninin aydınlığı kadar olacaktır’. Yurdu olmak bir heyecana, bir kavgaya karışmaktır, zihnin selametini durgunlukta değil duyguların yükseltisinde bulmaktır. Hissetmeksizin süren bir hayata yaşanmış bir hayat diyebilir miyiz? ‘Yaşam yaşamıyor’ demişti birileri, ruha yükselme imkanları sunmayan bir yurt bize ne kadar ev olabilir? İnsanların hissiz robotlara dönüştüğü o sözüm ona asude beldelerde, sadece satın alarak var olduğunu duyumsayan tüketim insanı, gerçekten yaşıyor sayılabilir mi? Yaşamak için bir nedene ihtiyaç duyarız, sevmek için bir nedenimiz olmak gerekir. Bir yurdu sevmenin de nedenleri vardır. Derinlerden kopup gelen bir türkü burnumuzun direğini sızlattığı için, ruhumuza değen ezan bize güvende olduğumuzu hissettirdiği için ve gecenin bir vaktinde okunan sâlâ bizi sokaklara çağırabildiği için severiz bir yurdu. Onun üzerine titizlenmenin, onu korumanın ve aziz saymanın atalarımızdan öğrendiğimiz mukaddes bir vazife olduğunu bilerek severiz. Ona başımızı yasladığımızda düş görebildiğimiz için, ona tutunduğumuzda varoluşun o derin yalnızlığından iyileştiğimiz için severiz. Kokusuyla, karmaşasıyla, asırlar boyunca tekrar edegelen tuhaflıklarıyla ve dünyanın bütün renklerini biriktirmiş ve o renkleri içimize serpmiş tarihiyle severiz onu. O tarih hepimizin içine yayılmıştır çünkü, harpler, göç öyküleri, muzafferiyet ve mağlubiyetler içimize işlemiş ve bizi bir tarih insanı yapmıştır çoktan. Bu yurdu sevenler sadece bu zamanda yaşayan insanlar değildir, onlar Mohaç’ı, Malazgirt’i, Çanakkale’yi ve bugünü aynı anda yaşayan, geçmişin zafer ve yenilgilerini bugün de tekrar eden insanlardır. Her gün seferberliğe çağrılacakmış gibi, her vakit bir istiklal harbi verecek gibi, kalbini bu toprağın kalbine bitişik tutanlar sever bu yurdu. Mayası iyilik olan ruhlar sever. Yurdunu sevmek için iyi olması gerekir bir insanın, toprağı kirletenden hesap sorabilecek kadar cesur olması gerekir. Yurdunu sevmek cesaret ister.

Kemal Sayar
(Serbestiyet, 10.10.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder