TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

26 Ekim 2016 Çarşamba

Kimse Das Kapital’i okuyarak Marksist olmamıştır


FETÖ Mesih inancını merkeze alıyor. Radikal Selefi DEAŞ mistik bir son yazıyor... Bu ortaklık nasıl izah edilebilir?
Radikal hareketler de bazı mistik motifleri kullanıyor. Çünkü her ne kadar siyasi, ideolojik akımlarsa da bağlılarını mistifiye etmeleri gerekiyor. Bugün Marksizm bile mistifiye bir harekettir. Kimse Das Kapital’i okuyarak Marksist olmamıştır. İnsanlar, devrim türkülerini dinleyerek, mistik bağlanma duygularını yaşayarak, protest eylemlerin cazibesine kapılarak o ideolojiyi benimser. Bağlılarını sürekli artıran hareketlerin çoğunda mistikleştirme zaten vardır. Ama mistikleştirme ve tasavvuf birbirine karıştırılmamalı. Çok farklı alanlardır bunlar. DEAŞ gibi örgütler bağlılarına şahadet vadeder. “Ölüm anında bile acı çekmeyeceksiniz. Derhal sizi cennete alacaklar. Altından ırmakların aktığı cennetlerde huriler sizi bekliyor” denir. Genç çocukların gözleri bunlarla bağlanır. İdeoloji inşası sürecinde de kıyamet, Mehdi, büyük son vaadleri kullanılır. DEAŞ’ın bunları kullandığı bir gerçek. O tür hareketlerde çokça görülen bir hadisedir bu. DEAŞ ya da FETÖ’nün bu tür inanışlara sahip olmalarını çok da önemsiyor değilim. Yani olay biraz sosyopolitik, ideolojiktir. Bunlar nasıl yetiştiler? Nasıl güçlendiler? Arkalarında kimler var?” gibi esas hedeflerini bulmak gerekiyor. Evet bu malzemeleri kullanıyorlar ama işin ötesinde çok daha başka boyutlar var. FETÖ tamamen öncelikle psikopatolojik bir vaka. Tabii ki sonrasında uluslararası politik çevrelerin bir maşası haline geliş var...

Ya Anadolu? Kahin, Mesih, Mehdi, Deccal etrafındaki oluşumlara ne derecede kıymet verdi?
Osmanlı’da sahte Mehdi bir iki yerde zuhur etmiştir. En eski kasetlerine bakacak olursak Fetullah Gülen’in de benzer şeyler söylediğini, Mehdi’nin geleceğine dair tarih verdiğini ben hatırlıyorum. Fatih’te büyüdüm. Bizim muhitimizde de bazı hocalar “Mehdi Şam’a gelecek. İstanbul’un Avrupa yakası batacak. Şam’a yakın yerlere yerleşin” diyordu. Tanıdığım bazı ailelerin sırf bu yüzden Urfa’dan, Antakya’dan yer aldıklarını Mehdi’yi beklediklerini biliyorum. 2-3 yıl sonra geri döndüler tabii ki... Fakat çoğunluk bu yorumları dinledik ama değil Urfa’ya gitmeyi düşünmek, Anadolu yakasına dahi geçmedik. Bizde sahih ana cadde olduğu sürece uç yorumlara müsaade edilmemiştir. Bu tür şeylerin tesiri fazla olmaz. Geleneksel İslam’ın kaynaklarında kıyamet alametleri haberleri vardır. Bazı muhaddisler tarafından müstakil kitaplarda toplanmışlardır. İşin erbabı bunları inceler, senetlerinde bakar, ihtilaflar var ise değerlendirir. Ama umumi konuşacak olursak kolaycılığa kaçamıyoruz, bazı modernistlerin yaptığı gibi. Çünkü elimizde kapı gibi Buhari var, Müslim var.

Mahmud Erol Kılıç
(Star, 22.10.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder