04 Ekim 2016

Saklayıp korumak, ilerletip geliştirmek


Bana kalsaydı kültür, sanat ve düşünce adına her şeyi kayıt ve koruma altına alırdım. Mekanları yaşatmanın yollarını arardım. Şairin kiracı olarak yaşadığı evi, romancının kullandığı kalemi, siyasetçinin ses lekelerinin sindiği mikrofonu, ressamın çiziktirdiği defteri saklardım. Bireyden topluma doğru, hafızayı kurup geliştiren ne varsa hepsini, aynı değer duygusu ve incelikle sahiplenirdim. Çünkü kuşların göç yolları gibidir kültürel hafıza, rüzgarın iklim kuran akımlarına benzer.

Biz bir yandan geçmiş atalarımızın ‘dünya fani ahiret baki’ demelerinden dolayı geçmişle ve onu yaşatacak malzeme ile pek ilgilenmediklerini söyler ve bu yumuşak ve kıyıcı tarafımızı görmezden geliriz. Diğer yandan da Evliya Çelebi gibi bir seyyahın muazzam eseriyle övünür, Piri Reis’in haritasıyla da bilgi ve vizyon iddiasında bulunuruz. Her iki eser de hafıza ve dünya ile kurduğumuz yüksek ilginin ruhunu yansıtır sonuçta. Dünyayı görmek, onu hafızanın ikliminde korumak bir varlık hakkı olduğu kadar bir kültür ve medeniyet hakkıdır. Ve bu hak dil, din, ırk ve zaman farkı olmaksızın milletten millete miras kalır. Unutmak, yakıp yok etmek değil, saklayıp korumak, ilerletip geliştirmek asıl medeni sorumluluktur.

Ömer Erdem
(Karar, 04.10.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.