07 Ekim 2016

Selam vermek ve modern hayat


Selam, merhaba veya yerine ikame edilen her bir kelime, son tahlilde, huzur ve selamet duygusunun inşa edilmesi için kullanılıyor. Söyleyen kişinin kendisiyle birlikte muhatabının da adalet ve güvenlik atmosferi içinde ve ortak bir payda etrafında buluşmasına kaynaklık ediyor. Bu yüzden iletişim için olmazsa olmaz bir ortamın oluşmasına zemin hazırlanmış oluyor. Sırf bu özelliği ile de tasavvufi bir kavram olarak insanın sözle ve gözle mayalanmasına yol açıyor. İnsanın olduğu her yerde söze girmeden önce emniyet anlamında selamın var olması biraz da bu yüzden belki. Tevakkuf ve güven, iletişim kurmanın asgari şartlarından olarak selam şeklini alıyor. Ayrıca selam, açıkça bir eş düzeylik fikrini de her iki tarafa ihsas ederek adalet duygusunun pekişmesini mümkün kılıyor. Böylece zenginlik, fakirlik, imkanı kısıtlılık, yetişkinlik, ergenlik, çocukluk, erkeklik, kadınlık, amirlik yahut memurluk gibi hem manevi hem de maddi dünyaya ait farklılıkların bir anlığına da olsa ortadan kaldırılmasını mümkün hale getirebiliyor. Bu yüzden selam harikulade bir enstrüman halini alıyor.

Ahlak, adalet ve medeniyet kavramları çerçevesinde selam edenin selamının alınması ve ziyadesiyle mukabele edilmesi hem ahlaki, hem örfi hem de medenice bir tavır sergilenmesi anlamına gelmektedir. Kişilerden kendi yapmadığının yapılmasının istenmesi ve beklenmesi haklı ve tutarlı bir tavır değildir. Bilhassa bir üst mevkide olduğunu düşünen kimselerin, kendilerine e-posta, telefon ya da sosyal medya aracılığıyla verilen selamlara mukabele etmemesinin zaman darlığından ziyade bir hiyerarşi ihsas etmesiyle anlaşılması çok daha mümkün görünmektedir. Selam verip almak, toplumu dinamik bir hale sokmak ve canlı tutmak nimeti iken hiyerarşik bir taassup içinde olmak anlaşılamaz bir haletiruhiyeye karşılık gelmektedir. Ayrı ve aykırı olmak isteğinin alenileşmesi, selam verildiğinde almamak meselesi burada geçersiz bir iştir. Selam her ne şekilde olursa olsun verildiğinde alınır ve hürmet gösterilirse bereketlenme olur. Aksi halde küçük görmek iyi bir şey değildir. Bir kimseyi tazim edene tazim edilir. Son tahlilde herkes kendi heybesini doldurur. Bu heybeyle de gideceği yere doğru yol alır.

Murat Çelik
(Serbestiyet, 04.10.2015)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.