10 Kasım 2016 Perşembe

Artık insanlar evrendeki en önemli şey değiller


Birçok kimse, açık veya örtük biçimde, Pepperell'in 2005'te kaleme aldığı “Posthuman Manifesto”da yazılanlar gibi düşünüyor artık. İnanmıyorsanız, aşağıda bazı maddelerini aktardığım bu manifestodaki ifadelere ve çevrenizdeki insanlara bakıverin. (Hece Dergisi'inin, “Dijital kültür” sayısından, Reyyan Baş'ın çevirisinden, sıralama akışı değiştirilerek ve kısaltılarak).

1. Açıkça görülüyor ki artık insanlar evrendeki en önemli şey değiller.
2. Posthuman çağda birçok inanç gereksiz hale gelmiştir (özellikle insana olan inanç).
3. Tanrılar gibi insanlar da biz varlıklarına inandığımız sürece vardır.
4. Posthuman çağda makineler artık makine olmayacaktır. Karmaşık makineler yaşamın vücut bulan halidir.
5. Bilgisayarlar, insanlara daha çok benzemek için geliştikçe, insanlar da gelişerek bilgisayarlaşacaklardır.
6. Biz makineleri düşünebiliyorsak makineler de düşünebilir; eğer düşünebilen makineleri düşünebiliyorsak, makineler de bizi düşünebilir.
7. Ekonomik ve politik teoriler, uzun vadeli hava tahminleri kadar manasızdır.
8. Bilinç, yalnız beyinle sınırlı değildir. İnsan bedeninin sınırları yoktur. Çevre, beden ve beyin arasında sonlu bir ayrım yapılamaz. İnsan tanınabilir ama tanımlanamaz. İnsanlar ve çevre, enerjinin farklı ifadeleridir. Anlamın varlığı veya yokluğu bir kavramdan diğerine geçerken duyulan enerji miktarı ile saptanır.
9. Önce Tanrı'ya ve doğaya sahiptik. Rasyonalistler Tanrı'dan vazgeçtiler, insanı doğa ile ebedi bir çatışmada bıraktılar. Posthuman sadece doğayı bırakarak insandan vazgeçti. Tanrı, doğa ve insanlık arasındaki ayrımlar insanın durumu ile ilgili herhangi bir sonsuz hakikat sunmaz. Sadece toplumların ayrımları koruyan önyargılarını yansıtır.
10. Posthuman, evrenin nihai doğasını ve kökenini aramayı bırakır; varoluşla ve olmakla ilgili nihai soruların cevaba ihtiyaç duymadığını kavrar. Posthuman, “paranormallik”, “immateryallik”, “doğaüstü” ve “esrarengiz” fikirlere tamamen açıktır.

Kanaatimce bu manifesto, büyük ölçüde zamanın ruhunu yansıtıyor ve yaşama tarzımızla uyumlu. İdeolojik farklılıklara rağmen gündelik hayatın akışı, bu manifestodaki ifadelere yakın bir dünya görüşü üretiyor her kesimde. Orta yaş ve üstündekilere pek marjinal ve saçma gelse de çocuklar ve gençler, bu manifestoya çok benzer bir düşünce formatına sahipler. İnsan ve gelenek değil asıl önemli olan teknoloji ve bize sunduklarıdır” fikri, giderek kökleşiyor. Teknolojiyi ahlaki bir eleştiri süzgecinden geçirmeden olduğu gibi kabullenir, kendimizi mühendislerin ve kazanç hırsıyla piyasaya sunulanların ellerine bırakırsak, fikriyatımız da hissiyatımız da giderek buna ayak uydurur. Bence Batılı insanın dünyamızda yaşanan hunharlıkları görmemesinin nedeni bu… İşin kötü yanı, bu körleşme hızla her yere yayılıyor.

Erol Göka
(Yenişafak, 10.11.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Okuyucu Şartları

Blogda yayınlanmak üzere çeşitli gazete, dergi ve kitaplardan alınan yazılarda kaynak, tarih ve yazar bilgisi belirtilmiştir. Bu konuda blog ve blog yazarları hiç bir şekilde sorumlu tutulamaz.