TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

10 Kasım 2016 Perşembe

Bir insanla hakikate bir hayat giydirildi


Şimdilerde hayatın temeli olan hakikati bile bir kuru bilgiler ve köşeli kaideler bütünü olarak dayatıyor birileri zihinlerimize. Her yaratılışta farklı zenginler mayalayan derinliklerine, her kalpte başka bir renk ve zenginlikle var olan anlam katmanlarına gözlerini kapatan bir zihin, hakikate sonuna kadar açık olabilir mi?

Hakikati anlatan kelam insanlara bir insan (sav) vasıtasıyla indirildi. Yani bir insanla hakikate bir hayat giydirildi. O hakikatin ilahi derinlikleri, sonsuz zenginlikteki anlam katmanları insan idrakinde karşılıklar bulsun diye vahyin vazettiği hayat kutlu bir topluluk tarafından bütün renkleri ve güzellikleriyle yaşandı, yaşatıldı. Hakikati, bir kurallar ve yükümlülükler bütünü olarak yaşamak yeterli olsaydı, yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmiş ve günahlardan korunmuş bir Peygamber'in (sav) gecelerin en tenha vakitlerinde gözleri yaşlı bir halde saatlerce secdeye kapanması gerekmezdi. Kuralsa, O kurallara bihakkın uymuştu. Yükümlülükse eğer, yükümlülüklerini kâmilen yerine getirmişti. Bütün bunlar değildi O'nun kalbinde çağıldayan, başka bir şeydi. Korkusu değildi geceleri uykusunu bölen, kalbine sığdıramadığı muhabbetiydi.

Ve o muhabbet, zihnini hakikate açık tutana Allah'ın paha biçilemez bir hediyesiydi.

Gökhan Özcan
(Yenişafak, 10.11.2016)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder