TARİH, KAYNAK ESERLERDEN OKUNUR.

22 Kasım 2016 Salı

İlişkilerimizi katiyyen inandırıcı bulmuyorum


Ben mağaraya dönen, her şeyin korkunç biçimde değiştiğini gören kişinin ruh hâlini yaşıyorum. Bir dünyevileşme kasırgası ki hiç eşi görülmemiştir. Bu kasırga her an içimizden, yanımızdan, yöremizden birilerini alıp götürüyor. Hepimizi sürükleyip götürüyor. Hepimizi götürüyor, bir batağa saplıyor. Kimimiz politika batağına, kimimiz bürokrasi batağına, kimimiz şu ya da bu batağa ama sonunda bir batağa saplanıp bırakıyoruz kendimizi. İslam mı? Nerede İslam? Dünyada ciddiye almadığımız tek şeyin adı O. Rabbime iltica ediyorum. Açalım Kitab-ı Kerimi bakalım. Orada yapılan tanımlara uyuyor mu durumlarımız. Söyle arkadaş uyuyor mu? Ya zillet ya da cinnet diyorsun. Ne münasebet, niye izzet değil de cinnet? Allah, kendisini seçenleri, batağın türü ne olursa olsun çekip çıkarmaya muktedirdir. Önemli olan Allah’ın sonsuz iradesine yönelen bir ahlâkın sahibi olmaktır. Bu iradeye dürüst, içtenlikli ve sürekli yönelen için korku yoktur. Ben Allah’ın dininde yardımlaşmak üzere sorumluluk alacak er kişiler arıyorum. Sorumluluk alışverişi denince akan sular duruyor. İlişkilerimizi katiyyen inandırıcı bulmuyorum.

Atasoy Müftüoğlu
(Irmağın İçli Sesi, Hece Yayınları)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder